Web sitemize hoşgeldiniz, 16 Aralık 2017

Rotavirüs aşısı

Rotavirüs aşısı

Rotavirüs tüm dünyada, ishal nedeniyle hastaneye yatırılan çocuklardaki bir numaralı ishal sebebidir.

Rotavirüs nedeniyle her yıl tüm dünyada milyonlarca çocuk ishal olmakta, yüz binlercesi hastaneye yatmakta ve binlercesi rotavirüs ishali nedeniyle ölebilmektedirler. Amerika’da Centers for Disease Control and Prevention kurumunda görevli araştırmacı Umesh D. Parashar, 1986-1999 yılları arasında tüm dünya hekimlerinin bildirdiği hastanede yatan ishal vakaları sayısından yola çıkarak, bir yılda beş yaşından küçük çocuklar arasında rotavirüse bağlı olarak ölen çocuk sayısını yaklaşık 440 000 olarak hesaplamıştır.

Rotavirüs ishallerinin en önemli özelliği, kusma şikâyetinin başlangıçta çok belirgin olmasıdır. Genelde önce kusma ve ateş, sonra çok sulu açık renk ishal gözlenir. Kusma şikâyetinin ön planda olabilmesi, rotavirüs ishalinin en can sıkıcı kısmıdır. Aşırı sıvı kaybı, aşırı iştah kaybı, ateş ve peşinden gelen ishal bebeği perişan eder. Rotavirüs salgınlarında, hastanede serum tedavisi bile sık sık gündeme gelir.

Ufak bebekleri perişan edebilen rotavirüs ishaline karşı en iyi çare, ağız yoluyla uygulanan, rotavirüse karşı koruyucu antikor oluşumunu sağlayan rotavirüs aşısıdır.

Rotavirüse karşı aşılanan bebekler, ağır seyredebilen rotavirüs ishallerinden % 95 gibi yüksek bir oranda korunmaktadırlar. Ufak bebeklere erkenden rotavirüs aşısı uygulamak, gelecek için çok iyi bir yatırımdır.

rota virüsü aşısı

Bu durumda çocuk hekimi (ya da pratisyen) ağız yoluyla tuz-şeker karışımı sıvıları verilmesini tavsiye edecektir, böylece oluşan sıvı kaybının verdiği zarar önlenecektir. Fakat ishal, hastanede tedavinin sürdürülmesini gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Bu ishalde eğer tedaviye erkenden başlanmazsa bazı bebeklerin ölmesi bile mümkündür.

Rotavirüs gastroenteritlerinden korunmanın en iyi yolu aşılanmaktır. Yıllarca süren araştırmalar sonucunda rotavirüs gastroenteritine karşı etkili, ağızdan verilen iki canlı aşıya lisans verilmiştir. Bunlardan biri insandan elde edilen virüsle üretilen Rotarix (GSK) aşısı, diğeri ise insan ve sığırdan elde edilen virüslerin bir karışımıyla üretilen RotaTeq (MSD) aşısıdır.

Her iki aşının da güvenli ve etkili olduğu, ağır rotavirüs gastroenteritlerini % 95 oranında önleyebilecekleri gösterilmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

Rotavirüslerin yol açtığı bağırsak enfeksiyonları ishal, kusma ve ateşle kendini gösterir ve ufak bir bebeğin vücudunda hızla sıvı ve tuz kaybına yol açabilir.

 Bebek elbet bir gün ishal olduğunda yaşanacak doktor ziyaretleri, kaka tahlilleri, gerekirse hastane yatışı, anne ve babanın işe dahi gidemeyip yaşayacağı telaş, bebeğin oldukça hırpalayıcı zor bir dönemden geçmesi gibi acı durumlar engellenmiş olacaktır.

Rotavirüs aşısı, yapılma zamanı açısından verem aşısıyla arkadaştır. İki aşı da bebek 3. ayını tamamlamadan yapılır. Çocuk hekimleri iki aşıyı da bebeğin 3. ayını bitirmesinden sonra yapmak istemezler. 3. ay bittikten sonra rotavirüs aşısının ilk dozunun yapılması, aşının yan etki göstermesi ihtimalini gündeme getirebilir. Oysa ki bugüne kadar rotavirüs aşısının ilk dozunun 3. aydan önce başlandığı hiçbir bebekte aşıya bağlı herhangi bir sorun saptanmamıştır.

Rotavirüs aşısının ilk dozu en erken 6. hafta bitince, en geç 3 ay bitmeden bebeğe ağız yoluyla verilir. 2. doz ile eğer gerekiyor ise 3. dozlar da 7 ay bitmeden önce tamamlanmış olmalıdır. Bugüne kadar tüm dünyada milyonlarca dozda uygulanan bu aşıda ciddi bir yan etki saptanmamıştır.

rota virüs aşısı

Aşının uygulanma dönemindeki katı kurallar ise bize aşı konusunda her zaman uygulanan bilimsel titizliği gösterir. Rotavirüs aşısı dünyada ilk kez 1998-1999 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanmıştır. Toplam 600 000 bebeğe 1,2 milyon doz aşı uygulanması sonrası toplam 15 bebekte aşının bağırsak hareketlerini aşırı artırıp, bağırsak segmentlerinin birbiri içine itilmesine sebep olduğu anlaşılmış, bu ilk jenerasyon aşı uygulamadan kaldırılmıştır. Bağırsak problemi yaşayan bebeklerin tümünün ilk doz aşıyı 3. ay bittikten sonra almış oldukları da ortaya çıkmıştır.

Şu an kullanılan farklı üretim tekniğine sahip ikinci jenerasyon aşıların geliştirilmesi ve uygulanan 1. doz aşının muhakkak 3. ay sona ermeden bebeğe verilmesi kuralının kati suretle bozulmaması sayesinde oluşabilecek problemlerin önüne tamamen geçilmesi mümkün olmuştur.

Anne ve babalar gönül rahatlığıyla rotavirüs aşısının bebeklerine ağızdan damlatılmasını sağlayarak, bebeğe serum verilmesini gerektirecek ağır ishallerden korunacak olan bebeğin sürüp giden gülücüklerinin tadını çıkarabileceklerdir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz