<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Bakımı &#187; Bebek Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.bebekbakimi.org/bebek/bebek-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bebekbakimi.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Dec 2011 20:42:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bebeğinizin Cilt Bakımı</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeginizin-cilt-bakimi.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeginizin-cilt-bakimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 19:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde isilik]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde pişik Kremi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizin Cilt Bakımı Yeni doğmuş bebeğinizin cildi esnek ve yumuşak görünür ama aynı zamanda çok hassastır ve özel ilgi ister. Bebeğinizin cildine bakım yapmak (günlük temizliğinin ya da bebek masajının bir parçası olarak) her ikiniz için de faydalı olacaktır. Bebeğinizin cildi epeyce narindir ve bir çocuğun ya da yetişkininkinden farklı olarak kolayca zarar görebilir. Kurumaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebeginizin-cildi.jpg" alt="Bebeğinizin Cilt Bakımı" width="180" height="180" /><strong>Bebeğinizin Cilt Bakımı</strong><br />
Yeni doğmuş bebeğinizin cildi esnek ve yumuşak görünür ama aynı zamanda çok hassastır ve özel ilgi ister. Bebeğinizin cildine bakım yapmak (günlük temizliğinin ya da bebek masajının bir parçası olarak) her ikiniz için de faydalı olacaktır.</p>
<p>Bebeğinizin cildi epeyce narindir ve bir çocuğun ya da yetişkininkinden farklı olarak kolayca zarar görebilir. Kurumaya ve tahriş olmaya<br />
eğilimlidir.<br />
Ayrıca gözenekleri henüz etkili bir biçimde çalışmadığından, kolayca sivilcelenebilir. Bunlar bebeğinizin güzelliğini bozmakla birlikte, çoğunlukla zararsız olup tedavi gerektirmezler.</p>
<p><strong>Bebeğinizin cildinde görülebilecekler<br />
</strong><br />
Birçok yeni doğmuş bebeğin ilk günlerde veya haftalarda sivilceleri veya döküntüleri vardır.<br />
♦ <strong>Milia (Yenidoğan egzaması): </strong>Bunlar, genellikle yüzde, özellikle burun ve çenede görülen minik, beyaz sivilcelerdir. Kaşıntılı olmadıklarından bebeğinizi rahatsız etmezler. Ter bezlerinin gelişimlerini tam olarak tamamlamamaları sonucu oluşurlar. Zaman içinde kaybolurlar ve tedavi gerektirmezler.<br />
<strong>♦ İsilik:</strong> Eğer bebeğinizin cildi çok fazla ısınırsa, yüzünde ve vücudunun üst kısmında küçük kırmızı lekeler çıkabilir. Odanın sıcaklığını kontrol edin ve bebeğinizin üzerine çok fazla battaniye örtmediğinizden emin olun.<br />
♦ <strong>Yenidoğan ürtikeri (Kurdeşen):</strong> Bebeğinizin vücudunun çeşitli yerlerinde görülen, ortalarında beyaz uçları olan kırmızı döküntülerdir. Bunlar da, zaman içinde tedavi gerektirmeksizin geçmelerine rağmen, bazen daha ciddi sivilcelerle karıştırılabilirler. Bu yüzden bunları doktorunuza ya da bir sağlık uzmanına gösterin.<br />
♦ <strong>Soyulma:</strong> İlk günlerde, bebeğinizin cildinin -özellikle de avuç içleri, ayak tabanları ve ayak bileklerinin- hafifçe soyulduğunu görebilirsiniz. Bu gayet normaldir. Özellikle de bebeğiniz biraz geç doğduysa. Birkaç gün içinde bu soyulmalar da vok olacaktır.<br />
♦ <strong>Konak:</strong> İki haftalıktan bir yaşa kadar bazı bebeklerin kafa derilerinde minik</p>
<p><strong>Ona bakmak ve bağlanmak<br />
</strong><br />
Bebeğinizin cildinin bakımını yapmak, ikinize de birbirinize dokunmanın keyfini yaşatacak ve birbirinizle derin duygusal bağlar kurmanıza<br />
yardımcı olacaktır.<br />
kabukçuklar oluşur. Bunlar kaşlara ve kulak arkalarına da yayılabilirler. Geceleri az bir miktar bebek yağıyla cildine masaj yapmanız kabukları yumuşatacaktır. Ertesi sabah<br />
bebeğinizin saçını, yumuşak bir bebek şampuanıyla yıkamanız, kabukların büyük bir kısmının ortadan kaybolmasını sağlar.<br />
♦ <strong>Bez bölgesinde pişik:</strong> İdrardaki amonyak veya diğer kimyasalların bebeğinizin cildini tahriş etmeleri sonucu oluşur. Hassasiyet gözlediğiniz andan itibaren, poposunu ince bir koruyucu krem tabakasıyla kapladığınızdan emin olun<br />
♦ <strong>Cilt kuruması:</strong> Bebeğinizin cildinin çok fazla kurumasını önlemek için ev ortamınızdaki nemin ve sıcaklığın çok az ya da fazla olup olmadığından emin olun ve dışarı çıktığınız zaman bebeğinizi rüzgârdan koruyun. Eğer cildi çok fazla kuruyorsa, o zaman özel olarak üretilmiş nemlendirici kremleri<span id="more-240"></span><br />
aşırı kuru bölgelere uygulayabilirsiniz. Bebeğinizin cildi merkezi ısıtma sistemlerinin havayı kurutması sonucu. kış aylarında kurumaya daha fazla eğilimlidir. Odasındaki radyatörün üzerine geceleri ıslak havlu koymak odayı ve onun cildini nemlendirme yollarından biridir.<br />
<strong>Not : Pişik için kendi kızımıza doktorun verdiği &#8220;Trovogen&#8221; isimli krem bir kaç saatte hiç pişik olmamış gibi pişiği iyileştiriyor. <a title="Bebek cilt bakımı" href="http://www.bebekbakimi.org/bebeginizin-cilt-bakimi.html ">Bebeğinizin cilt bakımı </a>ihmale gelmez.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bebek yağları ve losyonları bebeğinizin cildini yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlar. Cildinin kuruluğunu azaltmak için bebeklere özel nemlendiriciler kullanın.</span></p>
<p><strong>Bebeğiniz için en iyisi</strong><br />
Seçim yapabilmeniz için çok geniş bir bebek bakım ürünleri yelpazesi mevcuttur. Yalnızca, hem cildine hem de gözlerine uygun yumuşaklıkta olan ürünleri kullanın. Bu, özellikle göz kırpma refleksleri ve gözyaşı oluşumları henüz tam olarak gelişmediği için yeni doğmuş bebeklerde çok önemlidir. Yetişkinler için üretilmiş kremler, bebeğinize zarar verebilecek parfüm ve diğer kimyasal maddeler içerebileceğinden, özellikle sakınılması gereken ürünlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeginizin-cilt-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 15:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması Biberonda mama hazırlarken her zaman üreticinin talimatlarına uyun. Toz mama ve su oranı bebeğinize en uygun besleyicilik düzeyinde olabilmesi için dikkatle hesaplanmıştır. Bir veya bir grup biberonu aynı anda hazırlayabilirsiniz. Önceden hazırlamış olduğunuz mamayı kullanacağınız zamana kadar buzdoiaoında tutabilirsiniz (24 saat sonra hâlâ tüketilmemişse atın). ♦ İhtiyacınız olan her şeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/biberon-temizleme.jpg" alt="Biberon Temizliği" width="180" height="180" /><strong>Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması</strong><br />
Biberonda mama hazırlarken her zaman üreticinin talimatlarına uyun. Toz mama ve su oranı bebeğinize en uygun besleyicilik düzeyinde olabilmesi için dikkatle hesaplanmıştır. Bir veya bir grup biberonu aynı anda hazırlayabilirsiniz. Önceden hazırlamış olduğunuz mamayı kullanacağınız zamana kadar buzdoiaoında tutabilirsiniz (24 saat sonra hâlâ tüketilmemişse atın).<br />
♦ İhtiyacınız olan her şeyi bir arada tutun: Bunlar, biberonlar, emzik ve kapaklar, plastik bir bıçak, hazır mama kutusundan çıkan ölçek, huni, sürahi gibi eşyalar olabilir.<br />
♦ Yeni kaynatılıp soğutulmuş su kullanın (Biberon veya biberon grubunu hazırlarken her defasında su kaynatasını yeniden doldurun). Doğru su miktarını sterilize etmiş olduğunuz biberonun içine koyun.<br />
♦ Kutudan çıkan ölçeği belirtilen miktarda hazır mama tozuyla silme doldurabilmek için bir bıçak yardımıyla sıyırın.<br />
♦ Hazır mama tozunu suya ekleyin.<br />
♦ Biberonun emziğini takın ve mama tozu suyun içinde tamamen çözülünceye kadar çalkalayın. Hazırlandığı zaman hâlâ sıcak olduğu durumlarda, buzdolabının içinde gerilere doğru (kapağa değil) yerleştirerek çabucak ılıtın.</p>
<p><strong>Biberon Temizliği</strong></p>
<p>Bebeğinizin hasta olmasını önlemek için, süt kalıntılarının oluşturabileceği bakterileri yok etmek üzere, biberonları kullandıktan sonra, her defasında yıkayıp dezenfekte etmelisiniz. Suyla çalkaladıktan sonra, biberonları ve biberon emziklerini ayrı ayrı yıkayınız. Biberonun içinde süt kalıntısı olmadığından emin olabilmek ign, yıkarken fırça kullanınız. Emziği ters çevirerek tıkalı olup olmadığını kontrol ediniz. Temiz suyla tekrar duruladıktan sonra, şişeyi ve emziği aşağıdaki yöntemlerden birini kullanarak dezenfekte ediniz:<span id="more-229"></span><br />
♦ <strong>Kaynatma:</strong> Bebeğinizi beslerken kullandığınız malzemeleri suyla dolu geniş bir tencereye koyarak, 10 dakika kaynatınız.<br />
♦ <strong>Dezenfekte eden tablet veya sıvılar: </strong> Bebeğinizi beslerken kullandığınız malzemeleri su dolu geniş bir kaba koyup, dezenfektan tablet veya sıvıyı içine ekleyiniz. Bu suda 30 dakika bekletiniz.<br />
♦ <strong>Buharda çalışan sterilizatör</strong>: Bu elektrikli cihaz, içine koyulan suyun, beslenme malzemelerini dezenfekte edecek kadar buhar oluşturmasıyla çalışır. Dezenfekte etme işlemi 10 dakika kadar sürer.<br />
♦ <strong>Mikrodalga dezenfekte ünitesi </strong> Mikrodalga fırın içine konulabilen özel olarak tasarlanmış bir buhar ünitesidir. Malzemeleri bu yolla dezenfekte etmek yaklaşık 5 dakikanızı alır. Beslenme malzemelerinin mikrodalga fırın için uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Böylelikle <a title="biberon temizleme" href="http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html">Biberon Temizliği </a>yapmış olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Doğum Öncesi Bakım</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/gebelikte-dogum-oncesi-bakim.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/gebelikte-dogum-oncesi-bakim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 20:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Hangi Testler Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Sağlık Kontrolleri Ne Sıklıkta olur?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[Doğum Öncesi Bakım Doğum Öncesi Sağlık Hizmetleri Doğum öncesi bakım konusunda faydalanabileceğiniz hizmetler, bir bölgeden diğerine değişir. Şehirde yaşıyorsanız, kırsal alanda yaşayanlara göre daha çok imkânınız olacaktır. Ancak nerede yaşarsanız yaşayın alacağınız sağlık hizmetine ilişkin tercihler yapabilirsiniz. Almak istediğiniz hizmeti seçmeden önce, tüm imkânlar hakkında hilgi edinmelisiniz. Bunun için bir ebeden tavsiye alabilirsiniz. Ebeler doğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: 3px double #69bcff;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/dogum-oncesi-bakim.jpg" alt="Doğum Öncesi Bakım" width="213" height="167" align="left" /><strong>Doğum Öncesi Bakım</strong></p>
<p><strong>Doğum Öncesi Sağlık Hizmetleri</strong></p>
<p><a title="doğum öncesi bakım " href="http://www.bebekbakimi.org/gebelikte-dogum-oncesi-bakim.html">Doğum öncesi bakım </a>konusunda faydalanabileceğiniz hizmetler, bir bölgeden diğerine değişir. Şehirde yaşıyorsanız, kırsal alanda yaşayanlara göre daha çok imkânınız olacaktır. Ancak nerede yaşarsanız yaşayın alacağınız sağlık hizmetine ilişkin tercihler yapabilirsiniz.<br />
Almak istediğiniz hizmeti seçmeden önce, tüm imkânlar hakkında hilgi edinmelisiniz. Bunun için bir ebeden tavsiye alabilirsiniz.<br />
Ebeler doğum öncesi sağlık konusunda azmanlaşmış olurlar ve size yaşadığınız bölgede ne tür sağlık hizmetlerinin bulunduğunu anlatırlar. Bu konuda doktorunuz da size yardımcı olabilir.</p>
<p><strong><br />
♦ Hizmet ekibi:</strong> Doktorunuzla birlikte bir ebeden bu konuda aydalanabilirsiniz. Kontrollerinizi doktor veya ebe yardımıyla yaptırabilir, ultrason incelemeleri için bır-iki kez hastaneye gidersiniz. Gerekli durumlarda da bir uzmanla görüşebilirsiniz.<br />
<strong>♦ Ebe yardımı:</strong> Yaşadığınız bölgede sadece ebe bulunuyor olabilir. Evde doğum yapacaksanız, alabileceğiniz en iyi yardım budur.<br />
Gebelerin izlemlerinin 1. basamak sağlık kuruluşlarında görevli ebeler tarafından ev ziyaretleri şeklinde yapılması, kırsal kesimde devam ederken, metropollerde ev yerine kurumda izlemler geçerlilik kazanmıştır. Eler ebenin hizmet vereceği bölge belirli olduğundan bölgesindeki gebe alemlerinden sorumludur. Ayrıca 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarında da ebe ve hekimler tarafından gebe izlenilen yapılmaktadır.<br />
♦ <strong>Danışman yardımı</strong>: Bütün doğum öncesi kontrollerinizi hastanede yaptırır, Vıer defasında bir doğum uzmanı ya da sağlık ekibinden biri ile görüşürsünüz. Rutin kontrollerinizi yapan hastane ebeleriyle de tanışırsınız. Eğer gebeliğinize ilişkin herhangi bir risk Taşıyorsanız, önceden var olan bir sağlık sorunuyla yaşıyorsanız ya da gebelikten kaynaklanan birtakım rahatsızlıklarınız varsa, bu tür sağlık hizmeti sizin için gereklidir.<br />
<strong>♦ Bağımsız ebeler:</strong> Bu hizmet, doğum öncesi özel bakım sunar ve genellikle evde doğum yapmak isteyen anne adayları tarafından kullanılır. Özel hastanelerin sağlık hizmetlerinden daha ucuz olmasına rağmen, yine de pahalı sayılabilir. Sezaryen gereken durumlarda, önceden hastaneye belli bir ödeme yaptığınız takdirde bu hizmeti de sizin için evde verebilirler.</p>
<p><strong>Tanı Koyma ve Tarama Testleri<br />
</strong><br />
Gebeliğin ortalarında, bebeğin normal gelişip gelişmediğini araştırmak için yapılan ultrasonografi incelemesinin yanı sıra size, aşağıdaki listede bulunan testlerden biri ya da birkaçı uygulanabilir. Karar siz, eşiniz ve sizinle ilgilenen sağlık ekibi arasında tartışılarak verilir.<br />
Sağlık uzmanınız bu restlerden bazılarını size önerse bile, son karar size aittir. Söz konusu testin size önerilme nedenine ilişkin bilgi alın, böylece bilinçli karar vermiş olursunuz. Tanı restlerinin bazılarının az da olsa düşük tehlikesi taşıdığını da unutmayın. Butun bunları saglık uznıanlannız ve eşinizle, enine boşuna  konuşun. Test sonucunun pozitif çıkma ihtimali <span id="more-172"></span>halinde gebeliğe son verip veremeyeceğiniz hakkında düşünün. Bu tür incelemeler aynı zamanda bebeğinizin cinsiyetine ilişkin bilgi de verecektir. Bunu önceden öğrenmek isteyip istemediğinize de karar verin.</p>
<p><strong>Hangi Testler Yapılmaktadır?</strong></p>
<p>Ense Taraması 11-14 haftalar arası  yapılır.<br />
Ultrasonografik incelemeyle bebeğin ensesindeki deri kıvrımlarına bakılır. Kalın kıvrımlar down sendromu belirtisi olabilmektedir.</p>
<p><strong>Üçlü Test veya Bart Testi 15-16 haftalar arası yapılır.</strong><br />
Üç hormonu ölçmek için kan testi yapılır. Ultrason aynı zamanda gebeliğin tarihini de belirler. Hormon seviyeleri, annenin yaşı ve gebeliğin tahmini tarihi üzerine yapılacak bilgisayar analiziyle Dowb sendromu riskini belirler.</p>
<p><strong>Amniosentez ( tanı koymak için) 14-26 haftalar arası yapılır.</strong><br />
İnce bir iğne ile karnınızdaki sıvıdan örnek alınarak bebeğe ait bazı hücreler incelenir. Sonuçlar bebeğinizde, Down Sendromu ya da başka kromozom problemleri olup olmadığı belirlenir.<br />
<strong>CVS ( koryonik villus biyopsisi) tanı koymak için 11. haftadan itibaren yapılır.<br />
</strong>Down Sendromu yada diğer kromozom problemlerine tanı koymak için yapılır. Plasentanızdan doku parçaları alınarak analiz yapılır.<strong></strong></p>
<p>Kordosentez ( fetüsün kan incelenmesi) tanı koymak için 18-22 haftalardan itibaren yapılır.<br />
Göbek kordonundan alınan kan örnekleri bebekte kromozom anomilisi bir enfeksiyon yada rhsus gibi ciddi bir kan hastalığı olup olmadığı varmı diye uygulanır. Sık yapılmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/gebelikte-dogum-oncesi-bakim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 00:33:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale Havale Nedir? Havale, merkezî sinir sistemi hastalığı veya va zife bozukluklarında, çocukluk çağında sık görülen, aileyi paniğe ve telâşa sevkeden bilincin bir denbire kaybı, göz, yüz ve diğer vücut adalelerinin kasılmasıyla belirlenen bir arazlar topluluğudur. Havalenin daha çok, çocuklarda görülmesinin sebep ve mekanizması henüz iyice aydınlatılma mıştır. Ancak merkezî sinir sistemindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/havale-nedir.jpg" alt="Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale" width="213" height="167" align="left" /><strong>Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale</strong></p>
<p><strong>Havale Nedir?</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Havale, merkezî sinir sistemi hastalığı veya va zife bozukluklarında, çocukluk çağında sık görülen, aileyi paniğe ve telâşa sevkeden bilincin bir denbire kaybı, göz, yüz ve diğer vücut adalelerinin kasılmasıyla belirlenen bir arazlar topluluğudur.</span><br />
Havalenin daha çok, çocuklarda görülmesinin sebep ve mekanizması henüz iyice aydınlatılma mıştır. Ancak merkezî sinir sistemindeki elektri ksel faaliyetin düzensizliği sonucu meydana ge len tahrişin, havaleye sebep olduğu düşünülmek tedir.<br />
<strong>Havale</strong> gelince çocuk bilincini kaybeder, Gözler kayar, bir noktaya bakar ve sabitleşir. Dişler kenetlenir, göz kapakları, yüz adaleleri ve vücudun diğer bölümleri dü zensiz bir şekilde kasılır. ve hareket eder. Solu num güçleşir, dudak kenarlarında köpükler belirir, çocuk idrarını ve kakasını kaçırabilir. <em>Havaleler genellikle iki grupta toplanır.</em><br />
1-Akut (aniden) gelen tekrarlamayan havaleler.<br />
2- Kronik (eski) veya tekrarlayan havaleler.</p>
<p><strong>1-Akut (Aniden Gelen) veya Tekrarlamayan Havaleler:<br />
</strong><br />
<strong>a)</strong> Yeni doğan çağında düşük kilolu, doğum travması geçiren ve metabolik bir hastalığı olan çocuklarda yüzde bir nispetinde görülür. Güçsüz bağırma, solunum yavaşlaması, ense sertliği göz kapakları, el ve ayak parmaklarında kasılmalar ve çiğneme hareketleri şeklinde belli olur. Yeni doğan bebekte görülen havale, üç günden fazla sürerse ve kalp atışlarında yavaşlama olursa, sonuç iyi değildir.<br />
<strong>b)</strong> Süt çocuklarında ve oyun çağı çocuklarında görülen havale sebepleri çok çeşitlidir. Yaklaşık olarak çocukların % 3-5&#8242;inde hayatın altıncı ayın-dan sonra 2-3 sene içinde, ateşli hastalıklarda gö-rülen havaleler, altı-sekiz yaşlarından sonra çok azalır. Sebepleri arasında, kalsiyum noksanlığı tanisi, kafa travması, kurşun zehirlenmeleri, havasızlık kanda şeker azlığı , akut nefrit ve sara sayı-bilir.<br />
Her ateşli çocuk havale olmaz. Yine de tedbirli ol-mak, ateşini herkesin ya-pabileceği usullerle düşür-meye çalışmak gereklidir, her çocukta, havale yapa-bilecek ateş yüksekliği değişiktir. Erkek çocuklarda kızlara göre 2 misli daha sıklıkta görülür. Ateşli hastalıklara bağlı havaleler uzun sürmezler. 10 daki-kayı geçen nöbetler sarayı düşündürür.<br />
Yüksek ateşe bağlı havalelerin, %5-10 kadarı saraya dönüşebilir. Bu durumda hayatî tehlike riski vardır. Hava yollarının tıkanması ve kusmuk yutulması hayatî tehlikeyi artırır. Yapılacak iş, derhâl hekime gidip, havalenin kontrol altına alınması, hava yolunun açık <span id="more-129"></span>tutulması, oksijen te-nefüsü, solunum yolundaki ifrazatın aspirasyonu (çekilmesi) gibi, acil tedbirlerin alınmasıdır. Bunun yanında, havaleye karşı ilâçlar derhâl uygulanmalı ve esas sebebe göre, gerekli tedbirler alınmalıdır.</p>
<p><strong>2-Kronik veya Tekrarlayan Havaleler ( Saralar)</strong></p>
<p><strong>Sara nöbetleri,</strong> beyin dokusundaki fonksiyon bozukluğu olayıdır. Çocuğun huysuzluğu, çok ağlaması, iştahsızlığı, baş ağrısı, aklî durgunluk, anne ve babaya nöbetin geleceğini düşündürmelidir. Bazen yavaş yavaş, bazen aniden gelir. Havale krizi gelmeyen sara çeşitleri de mevcuttur.<br />
Bugün büyük hastanelerde sırf sara ile uğraşan bilim dalı vardır. Her hastanın durumuna, hastalığın tipine göre tedavi uygulanır.<br />
Havaleli Çocuğa Ne Yapmalır. Havale çocukta yarı koma hâli yaptığından aile büyük bir telâş ve panik içindedir. Hâlbuki hiç telâşa kapılmadan en yakın doktorun yardımını istemek lâzımdır.<br />
Çocuk bebekse kundağı açılır. Serbest hâle getirilir. Çocuk büyükse yatağa yatırılır. Ateşi yüksekse, önceden bilinen ateş düşürücüler verilir. <strong>Ateş,</strong> soğuk kompresle düşürülmeye çalışılır. Nöbet hâlinde iken, eli, ayağı serbest tutulur. Yoksa kırıklar, yaralanmalar olabilir, bu arada dilini ısırmaması için, diş arasına cetvel, mandal veya diş fırçası sapı gibi bir cisim konur ve doktor müdahalesi bek-lenir.</p>
<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/katilmanobeti.jpg" alt="bebeklerde katılma" width="203" height="167" align="left" /> <strong>KATILMA<br />
</strong><br />
<strong>Herhangi bir sebeple korkma ve bir yerini incitme sonucu olan katılma, geçici solunum ve geçici kalp durması şeklinde meydana gelir</strong>.</p>
<p><strong>1-</strong> Geçici solunum durmasıyla oluşan katılma, bebeklik ve iki üç yaşlarındaki çocuklarda sık görülür. Başlangıçta küçük çocuk bir iki kere bağırır, sonunda nefesi kesilir morarır. Mavi katılmada 20 saniye sonra da bilinç kaybolur. Çocuğun sırtı yay gibi geriye büküktür ve baş geriye atılır. Çoğunlukla çocuk altını ıslatır. Birkaç saniye sonra solunum tekrar başlar ve morarma kaybolur. Bir iki dakikalık durgunluktan sonra çocuk normale döner.<br />
<strong>2-</strong> İkinci tip katılmalar geçiçi olarak kalp durması şeklindedir. Beklenmeyen bir zamanda ortaya çıkar. Nöbet süresi kısadır. Erken çocukluk dönemlerinde sık olur. Büyük çocukluk dönemine kadar sürer. Ani düşmeler, başın bir yere vurması gibi ağırılı halde, birden çığlık atan çocuk, bir saniye içinde bembeyaz olur kasılır ve bilincini kaybeder. Kısa bir müddet sonra açılır. Mavi katılmaya göre daha az sıklıkta görülür.</p>
<p><strong>Katılıma geçirmekte olan çocuğa bir tedavi gerekmez.</strong> Kısa bir zaman sonra çocuk eski haline gelir. Böyle çocukların huyuna göre hareket etmek özel bir korumada bulunmak yapılacak en doğru yoldur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ateş</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 19:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Ateş Ateş Nedir? İnsanlar, hayvanlar aleminin sıcak kanlılar grubundadır. Beyindeki bir merkez aracılığıyla vucüt ısısı daima sabit tutulur.  Bebeklerin ateşi sabahları 36,5 akşamları 37,2 derecedir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkması, dengenin bozulduğunu gösterir. 39 derece ise tehlikelidir. Bu düzen sayısız hastalıklarda özellikle mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur. Ateş, hastalıklara karşı vücudun gösterdiği bir savunma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/bebeklerde-ates.jpg" alt="bebeklerde ateş" width="232" height="150" align="left" /><strong>Bebeklerde Ateş</strong></p>
<p><strong>Ateş Nedir? </strong></p>
<p>İnsanlar, hayvanlar aleminin sıcak kanlılar grubundadır. Beyindeki bir merkez aracılığıyla vucüt ısısı daima sabit tutulur.  Bebeklerin ateşi sabahları 36,5 akşamları 37,2 derecedir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkması, dengenin bozulduğunu gösterir. <em>39 derece ise tehlikelidir</em>. Bu düzen sayısız hastalıklarda özellikle mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur.<strong> Ateş</strong>, hastalıklara karşı vücudun gösterdiği bir savunma reaksiyonudur.</p>
<p>Bebeklerde ve çocuklarda büyüklere göre çok kolay ateşlenirler.<span style="text-decoration: underline;"> Ateş daima bir hastalığın işaretidir</span>. Süt çağında çocuklar aniden ateş yükselmeleri olduğu gibi aniden ateş düşmeleride olabilmektedir. Yeni doğan çağındadaki bebeklerin susuz kalmalarında bile ateşleri yükselir. (Susuzluk ateşi). Aşırı beslenme neticesinde, vücuda giren proteinler vücut ısısını artırır.<br />
<strong>Yüksek ateş çocuğun sağlık durumunu bozar. İştahsızlık, yorgunluk, hâlsizlik, solunum ve kalp atışlarında hızlanma, baş ağrısı, durgunluk, uyku düzensizliği, üşüme, titreme, bazende ateş düşerken- terlemeler yapabilir.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Ateş Nasıl Ölçülür?</strong></p>
<p> Küçük çocukların ateşleri makattan alınmalıdır. Bu yaşlardan sonra ağızdan ve koltuk altından ölçülmesi uygundur. <strong>Koltuk altı ateşi çok kere yanıltır.</strong> Derecenin civalı kısmı mutlaka, teri silinmiş elbise kısımları sıyrılmış koltuk altında, 3-4 dakika tutulur. Ateşin makattan alınması için derece önce silkelenir, sırt üstü yatan küçük bebeğin iki ayak bileklerinden tek elle tutulur. Makat deliği görüldükten sonra, derecenin civalı kısmı -dışardan görülmeyecek şekilde- içeri sokulur. Bir dakika sonra derecenin civalı siyah sütunu bitimindeki rakam okunur. Daha büyük çocuklar ise yüzüstü yatırılır, hareketleri engellendikten sonra makattan, aynı şekilde<span id="more-122"></span> ateşi ölçülür. <strong>En doğru şekilde makattan ölçülen ateş sonuç vermektedir</strong>.  Fakat şimdiki teknolojimizde digital ateş ölçerler sayesinde kulaktan çok basit bir şekilde bir kere tutarak bir sonuca ulaşırsınız.<br />
<img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/kulaktan-ates-olcme.jpg" alt="bebeklerde ateş ölçme" width="186" height="183" align="left" /></p>
<p><strong>Ateşli Çocuklar İçin Alınacak Önlemler<br />
</strong><br />
Ateşli ve hasta çocuğu, mutlaka doktora göstermelidir. Doktor gelinceye kadar önceden bilinen bazı önlemler alınmalı ve ateş düşürücüler verilmelidir. İlk yapılacak iş, yüksek ateşli çocuğun üstündeki fazla giyim eşyalarını çıkartmak olmalıdır. Bazende tamamen soyundurulur. <strong>Yarıya sulandırılmış alkol veya sirkeli suyla ıslatılmış, sıkılmış bezlerle baş, koltuk altı, batın, kol ve bacaklara on dakikalık aralıklarla, soğuk kompres ( soğuk su ile ıslatılmış bez konularak )yapılmalıdır.</strong>  Bir yandan da sıcaklık kontrolü yapılmalı, normale yakın bir düzeye gelince bu işleme son verilmelidir.</p>
<p>Anne ve babalar, ateşin çok tehlikeli olduğu düşüncesiyle düşürülmesi için çırpınırlar. Havaleye yatkın çocuklara biraz özen göstermek nor maldir. Ama ateş, vücudun hastalıklara karşı gös terdiği bir savunma reaksiyonudur. Hastalığın seyri hakkında doktorlar fikir verir.  <strong>Yüksek ateşte kesinlikle doktora göstermek gereklidir.</strong> Netice olarak ateşli çocuğa ailenin yapacağı işler, doktor gösterilinceye kadardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Doğan Bebeklerde Doktor Kontrolleri</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeklerde-doktor-kontrolleri.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeklerde-doktor-kontrolleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 20:51:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Doktor Kontrolleri Yeni doğan bebek, doğar doğmaz ilk muayenesini olur. ikinci muayenesi genellikle 10 günlükken olmaktadır.  Bütün sistemi kontrol edilir. Yeni hayatına uyumu incelenir. Her hangi bir hastalık ve anormali tespit edildiğinde, derhal önlem alınır. Doğuştan olan hastalıklar ve gelişim eksikleri zamanında giderilmeye çalışılır. Çocuğun ileriki hayatında üzüntelere yer kalmaz. 2. Muayene sonrasında her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/bebek-doktoru.jpg" alt="Bebeklerde Doktor Kontrolleri" width="188" height="155" align="left" /><strong>Bebeklerde Doktor Kontrolleri<br />
</strong>Yeni doğan bebek, doğar doğmaz ilk muayenesini olur. ikinci muayenesi genellikle 10 günlükken olmaktadır. <br />
Bütün sistemi kontrol edilir. Yeni hayatına uyumu incelenir.<br />
Her hangi bir hastalık ve anormali tespit edildiğinde, derhal önlem alınır. Doğuştan olan hastalıklar ve gelişim eksikleri zamanında giderilmeye çalışılır.<br />
Çocuğun ileriki hayatında üzüntelere yer kalmaz. 2. Muayene sonrasında her <span id="more-53"></span>ay doktor kontrolüne gitmelidir. Yeni doğan bebeğin her ay aşısı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeklerde-doktor-kontrolleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Sarılığı Çeşitleri</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-sariligi-cesitleri.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-sariligi-cesitleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 13:56:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Sarılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan Sarılığı Çeşitleri En  çok görülen fizyolojik sarılığıdır. Daha sonra Anne sütü sarılığı görülmektedir. Az miktarda patalojik sarılıkta görülür. 1. Fizyolojik sarılık Yeni doğan bebeklerde alyuvarlar normalden fazla olduğu için karaciğer henüz vazifesini tam yapamaz ve doğumda 2 mg olan bilürubin maddesi doğumdan sonraki 3. -4. günde 6 mg. ye kadar çıkar ve karaciğer bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/yenidogan-bebek.jpg" alt="Yenidoğan Sarılığı Çeşitleri" width="188" height="155" align="left" /><strong>Yenidoğan Sarılığı Çeşitleri<br />
</strong>En  çok görülen fizyolojik sarılığıdır. Daha sonra Anne sütü sarılığı görülmektedir. Az miktarda patalojik sarılıkta görülür.<br />
<strong><br />
1. Fizyolojik sarılık</strong></p>
<p>Yeni doğan bebeklerde alyuvarlar normalden fazla olduğu için karaciğer henüz vazifesini tam yapamaz ve doğumda 2 mg olan bilürubin maddesi doğumdan sonraki 3. -4. günde 6 mg. ye kadar çıkar ve karaciğer bunu vücuttan atamaz. Fizyolojik sarılık 42 haftalık doğumların neredeyse tamamında görülmez.<br />
<strong><br />
Anne Sütü Sarılığı<br />
</strong><br />
Anne sütü ile beslenen bebeklerde bilürubin 12 mg. kadar çıkabilir. Bu oran emzirilen bebekler içerisinde %12-%14 arasındadır. Karaciğerin tam anlamıyla devreye girene kadar bu sarılık devam edebilir. Genellikle <span id="more-51"></span>kendiliğinden geçer. Her hangi bir rahatsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmayız. Bu tür sarılıklarda bebek anne sütü emmeye devam ederse sarılık ortadan kalkar.</p>
<p><strong>3. Patalojik sarılık</strong></p>
<p>Çok az görülmektedir. Genellikle ilk 24 saatte oraya çıkar. Bilürubin oranı daha yüksektir. Tıbbi müdahale gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-sariligi-cesitleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Bebeklerde Sarılık</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeklerde-sarilik.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeklerde-sarilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 13:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Sarılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan bebeklerde sarılık Doğumun ikinci veya üçüncü günü gözlerde ve ciltte hafif sarılık belirir. Buna fizyolojik sarılık denir.  Sarılık gününüzde 5 bebekten 1 de görülmektedir. Korkulacak hiç bir şey yoktur. Genelde kendiliğinden geçer veya 1 gün hekim kontrolünde bulundurulur. Hekim kontrolünde iyileşir. Bebeğin Sarılık olma sebepleri nelerdir.? Yeni doğan bebekte alyuvarlar normalden fazladır. Bunların yıkımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69BCFF 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/aglayan-bebek.jpg" alt="Yeni doğan bebeklerde sarılık" width="150" height="150" align="left" /><strong>Yenidoğan bebeklerde sarılık<br />
</strong><br />
Doğumun ikinci veya üçüncü günü gözlerde ve ciltte hafif sarılık belirir. Buna fizyolojik sarılık denir.  Sarılık gününüzde 5 bebekten 1 de görülmektedir. Korkulacak hiç bir şey yoktur. Genelde kendiliğinden geçer veya 1 gün hekim kontrolünde bulundurulur. Hekim kontrolünde iyileşir.<br />
<strong>Bebeğin Sarılık olma sebepleri nelerdir.?<br />
</strong>Yeni doğan bebekte alyuvarlar normalden fazladır. Bunların yıkımı sonucu meydana çıkan sarı madde, buna bilürubin denir. Karaciğer henüz görevini tam yapmadığı için bu sarı madde vücuttan atılamaz ve birikir. Sarılık şiddetlenirse tıbbi müdahale gerektirir.<br />
Bunların yanı sıra ;<br />
- Yapay sancı ile doğan bebeklerde<span id="more-49"></span><br />
-Annedeki şeker hastalığına bağlı olarak<br />
-Hepatit b bulunanlarda<br />
-Doğum esnasındaki zorlanmalardan dolayı sarılık meydana gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeklerde-sarilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Bebeğin Özellikleri</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/saglikli-bebegin-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/saglikli-bebegin-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 13:28:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı Bebeğin Özellikleri Genel görünümde ilk ilgi çeken başın büyüklüğüdür. Erişkinde 1/8 büyüklüğünde olan baş, bebeklerde 1/4 büyüklüğündedir. Yüz yuvarlak ve şiştir. Alt çene kemiği küçüktür. Göğüs yuvarlak, batın bombedir. Vücudun orta kısmı göbek hizasıdır. Ağırlık 2,8-3,5 Kg arasındadır. Boy 47-55 cm civarındadır. Baş çevresi 33-35 cm büyüklüğündedir. Bu özellikleri bebeğinizde bulunuyorsa sağlıklı demektir. Sağlıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/Bebek.jpg" alt="Bebek Resimleri" width="150" height="150" align="left" /><strong>Sağlıklı Bebeğin Özellikleri<br />
</strong>Genel görünümde ilk ilgi çeken başın büyüklüğüdür.<br />
Erişkinde 1/8 büyüklüğünde olan baş, bebeklerde 1/4 büyüklüğündedir.<br />
Yüz yuvarlak ve şiştir.<br />
Alt çene kemiği küçüktür.<br />
Göğüs yuvarlak, batın bombedir.<br />
Vücudun orta kısmı göbek hizasıdır.<br />
Ağırlık 2,8-3,5 Kg arasındadır.<br />
Boy 47-55 cm civarındadır.</p>
<p>Baş çevresi 33-35 cm büyüklüğündedir. Bu özellikleri bebeğinizde bulunuyorsa sağlıklı demektir.<strong> Sağlıklı bebek sağlıklı bir anneden doğar</strong>. Annenin sağlıklı olması için gebe iken kendine iyi bakması gerekir. Folik asit kullanması ve vitamin alması gerekmektedir. Tabi bunları alırken doktorunuza danışmalısınız. Bunları yaparken doğru beslenmeyi de unutmamak gerekir. Kırmızı et, tavuk ve balık eti ayrıca kuru fasülye, fındık gibi yiyecekler B vitamini kaynağıdır. Mutlaka tüketmeniz gerekmektedir. Süt ve süt <span id="more-45"></span>ürünleri kalsiyum ve protein kaynağıdır. Sebze  ve meyve mutlaka tüketilmelidir. Folik asit kaynakları ise baklagiller ve karaciğerde bulunmaktadır. Beslenmenize dikkat ederseniz sağlıklı bir bebek dünyaya getireceğinizi unutmayınız.<br />
<strong>Normal Bir bebeğin özellikleri ise şöyledir;</strong><br />
Genel görünümünde ilk ilgi çeken başın büyüklüğüdür.  Erişkinde 1/8 olan baş ve vücut nispeti, yeni doğan bebekte 1/4 dür.<br />
Yüz yuvarlak ve şiştir. Alt çene kemiği küçüktür. Göğüs yuvarlak, batın bombedir. Vücudun orta kısmı göbek hizasındadır.<br />
Ağırlık 3-3,5  kg kadar, boy 50-55 cm arasındadır. Baş çevresi 34-35 cm dir.<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebekbakimi.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/saglikli-bebegin-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kolik Nedir?</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-kolik-nedir.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-kolik-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 13:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kolik Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Kolik Nedir? Bebeklerde kolik oldukça yaygındır. Çoğunlukla 3.haftada  başlayabilir ve 4. ayın sonlarına doğru devam eder, 9. aya kadar sürdüğü görülen örnekler vardır. Ortalama her 5 bebekten 1 de görülür. Bu dönemde bebek şiddetli bir biçimde ağlayabilir. Tıbbi bir sorunu yokken bebek günde 3 saat kadar şiddetli bir şekilde ağlıyorsa muhtemelen bu koliktir. Genelde kolik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69BCFF 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/aglayan-bebek.jpg" alt="Ağlayan bebek" width="150" height="150" align="left" /><strong>Bebeklerde Kolik Nedir?<br />
</strong>Bebeklerde kolik oldukça yaygındır. Çoğunlukla 3.haftada  başlayabilir ve 4. ayın sonlarına doğru devam eder, 9. aya kadar sürdüğü görülen örnekler vardır. Ortalama her 5 bebekten 1 de görülür. Bu dönemde bebek şiddetli bir biçimde ağlayabilir. Tıbbi bir sorunu yokken bebek günde 3 saat kadar şiddetli bir şekilde ağlıyorsa muhtemelen bu koliktir.<br />
Genelde kolik nedensizdir fakat gaz sancılarıda buna neden olabilir.<br />
<strong><br />
Peki, Bebeğin kolik olduğunu nasıl anlarız?</strong> Tıbbi bir sorun olmamasına rağmen şiddetli ağlaması.<br />
- Bebeğin büyümesi ve gelişimi normal olması<br />
- Tekrarlayan ağlama krizleri<br />
- Günde 3 saat ve daha fazla şiddetle ağlaması<br />
- Haftada en az 3 ve daha çok günde huzursuz olması, şiddetli ağlaması</p>
<p>-</p>
<p><strong>Kolik&#8217;in Sebepleri nelerdir?</strong>- Hamilelikte stresli bir dönem geçirilmesi<span id="more-43"></span><br />
- Anne sütü emiyorsa, annenin yediklerine alerjisi olabilir<br />
- Artmış gaz sancısı<br />
- Annenin huzursuz olması</p>
<p> </p>
<p><strong>Ağlayan Kolikli bebeğin rahatlatılması</strong>- Müzik dinletmek kolik ağrısı olan bebeğe iyi gelmektedir<br />
- Sallamak. (biz bebeğimiz battaniye ile sallardık)<br />
- Ilık bir banyo yaptırmak<br />
- Karnına masaj yapmak ( bebek yağı ile daha iyi oluyor)<br />
- Bebek arabası ile gezdirmek<br />
- Kucağınızda gezdirmek<br />
- Işıklar, odanızdaki ışıklara dikkatini çekmesini sağlayın. Loş ışıklı odanız varsa oraya götürün ışıkları yakın.<br />
- Kucakta oynamak, hoplatmak vs.. ninniler sölemek<br />
- Emzirme veya emzik vermek<br />
- Arabanız varsa bindirip gezdirmek<br />
- Karnına ılık havlu koyun</p>
<p> </p>
<p><strong>Emziren Annenin bebeğinin kolik olmaması için yemesi ve yememesi gerekenler<br />
</strong>- Anne sütüne geçen gaz yapan yiyecekler bunlar, lahana, brüksel lahanası, baklagiller, kahve ve çay sigara, karnabahar, brokoli, inek sütü ve süt ürünleri, çikolata, pişmemiş soğan ve sarımsak, baharatlı gıdalar,<br />
- Süte şeker atılarak veya ayranı tuzlu içerek gaz yapıcı etkisini azaltabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-kolik-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

