<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Bakımı &#187; Bebek Bakımı</title>
	<atom:link href="http://www.bebekbakimi.org/bebek/bebek-bakimi-2/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bebekbakimi.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Dec 2011 20:42:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bebeği Nasıl Kazalardan Koruruz?</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebegi-nasil-kazalardan-koruruz.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebegi-nasil-kazalardan-koruruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 21:51:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[Bebeği Nasıl Kazalardan Koruruz? Dünyada yapılan türlü istitastiklerin ortala masına göre, çocuk ölümlerinin % 30&#8242;u kazalardandır. Bunların büyük çoğunluğu, süt  çocukluğu dönemine aittir. Bu bakımdan  bebeklik dönemindeki çocuklara çok dikkat  edilmeli, çocuk evdeki bütün insanların  kontrolünde bulundurulmalıdır. Bu husustaki bazı tedbirler ve  tehlikeli durumlar şunlardır: Bebeklerin mutfağa girmesini engelleyin. Sıcak su dolu kap ve çaydanlıklar, ısıtıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebegin-kazalardan-korunmasi.jpg" alt="Bebeği Nasıl Kazalardan Koruruz?" width="180" height="180" /><strong>Bebeği Nasıl Kazalardan Koruruz?<br />
</strong><br />
Dünyada yapılan türlü istitastiklerin ortala masına göre, çocuk ölümlerinin % 30&#8242;u kazalardandır. Bunların büyük çoğunluğu, süt  çocukluğu dönemine aittir. Bu bakımdan  bebeklik<br />
dönemindeki çocuklara çok dikkat  edilmeli, çocuk evdeki bütün insanların  kontrolünde bulundurulmalıdır. Bu husustaki bazı tedbirler ve  tehlikeli durumlar şunlardır:</p>
<p><strong>Bebeklerin mutfağa girmesini engelleyin. Sıcak su dolu kap ve çaydanlıklar, ısıtıcı aletler çocuğun haşlanmasına ve yanmasına neden olabilir.</strong></p>
<p>1- Bebekler küçük bir çocukla bir arada yalnız bırakılmamalıdır. Haşarı çocuklar bebekleri oyuncak zannedebilirler ve bilmeden zararlı olabilirler. Çok kısa bir zaman diliminde bile, bu hususa dikkat etmeli, iki çocuğu başbaşa bırakmamalıdır.<br />
2- Bebek, yatağında veya yüksek bir t yerde gözetimden uzak olmamalıdır. Bir ihtiyaç maddesinin temini için dışarıya çıkıldığında bile yere kalın bir battaniye üzerine konulmalıdır.<br />
3- Yumuşak yastıklar, kuş tüyü yatak <span style="text-decoration: underline;">çocuğun boğulmasına sebep olabilir.</span><br />
4- Karyola parmaklıklarının açık veya arızalı olması, çocuğun düşmesine neden olabilir.<br />
5- Ortalıkta bırakılan ilâç, çamaşır suyu, gaz, benzin, kozmetik, asit, haşere ilâçları, boya malzemeleri ve fare zehiri gibi maddeler <span style="text-decoration: underline;">zehirlenmelere neden olabilir.</span><br />
6- Termofor ve sıcak su şişeleri, sıcak su dolu kap ve çaydanlıklar, ısıtıcı aletler çocuğun haşlanmasına ve <span style="text-decoration: underline;">yanmasına neden olabilir.</span><br />
7- Çocukların elektrik prizleri ve diğer elektrik aletleriyle oynamasına engel olunmalıdır. Bazı tip prizlere çocuk koruma aparatı takılabilmektedir.<br />
8- Her türlü mutfak aletleriyle bebeğin oynaması, bebeğin <span style="text-decoration: underline;">yanında makas, şişe, bıçak, iğne</span> ve derece bulundurulması çok tehlikelidir.<span id="more-245"></span><br />
9- Bebeği kızgın güneşe ve çok sıcak bir yere bırakmak, güneş çarpmalarına, sıcaktan dolayı türlü bunalımlara neden olabilir.<br />
ıo-Navlon torba ve benzeri malzemeyi, başına geçirerek, boğulma olabilir.<br />
11- Emekleme ve ayakta durma yeteneği edin miş bir süt çocuğu, su dolu kap ve tekne gibi ev eşyalarından uzak tutulmalıdır.<br />
12- Emzik kordonları, zıbın bağları, yakalık ipleri, çocuğun boynuna sarılarak <span style="text-decoration: underline;">boğulmasına neden olabilir.</span><br />
13- Eline geçen her şeyi ağzına getiren, emmeye başlayan çocuğun boğulması ender rastlanan kazalardan değildir.<br />
14- Küçük boncuklar, draje şekerler, oyuncak ve<span style="text-decoration: underline;"> emzik tıpaları yutan çocuk</span>, tehlikelerle karşı karşıyadır. Bu sebeple bebek, bunlardan uzak<br />
tutulmalıdır.<br />
15- Yere üstü örtülerek bırakılan çocuk, dikkat edilmezse görülmeyebilir. Bebeğin üstüne konan ağır bir eşya, çocuğun ölümüne neden olabilir. Yere konan bebeğin üstüne basılması, görülen çocuk kazalarındandır.<br />
Bunlar <strong><a title="bebeği kazadan koruma yöntemleri" href="http://www.bebekbakimi.org/bebegi-nasil-kazalardan-koruruz.html">bebeğinizi kazadan koruma </a></strong>yöntemlerinden bir kaçıdır.<br />
<strong>Her türlü mutfak aletleriyle bebeğin, oynaması, makas, iğne gibi batıcı, kesici şeylerin bebeğin yanında bulundurulması çok tehlikelidir.</strong><br />
<strong>Küçük boncuklar, draje şekerler çocukları tehlikeyle karşı karşıya bırakır. Bu sebeple bebek, bunlardan uzak tutulmalıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebegi-nasil-kazalardan-koruruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 15:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması Biberonda mama hazırlarken her zaman üreticinin talimatlarına uyun. Toz mama ve su oranı bebeğinize en uygun besleyicilik düzeyinde olabilmesi için dikkatle hesaplanmıştır. Bir veya bir grup biberonu aynı anda hazırlayabilirsiniz. Önceden hazırlamış olduğunuz mamayı kullanacağınız zamana kadar buzdoiaoında tutabilirsiniz (24 saat sonra hâlâ tüketilmemişse atın). ♦ İhtiyacınız olan her şeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/biberon-temizleme.jpg" alt="Biberon Temizliği" width="180" height="180" /><strong>Biberon Temizliği ve Mama Hazırlanması</strong><br />
Biberonda mama hazırlarken her zaman üreticinin talimatlarına uyun. Toz mama ve su oranı bebeğinize en uygun besleyicilik düzeyinde olabilmesi için dikkatle hesaplanmıştır. Bir veya bir grup biberonu aynı anda hazırlayabilirsiniz. Önceden hazırlamış olduğunuz mamayı kullanacağınız zamana kadar buzdoiaoında tutabilirsiniz (24 saat sonra hâlâ tüketilmemişse atın).<br />
♦ İhtiyacınız olan her şeyi bir arada tutun: Bunlar, biberonlar, emzik ve kapaklar, plastik bir bıçak, hazır mama kutusundan çıkan ölçek, huni, sürahi gibi eşyalar olabilir.<br />
♦ Yeni kaynatılıp soğutulmuş su kullanın (Biberon veya biberon grubunu hazırlarken her defasında su kaynatasını yeniden doldurun). Doğru su miktarını sterilize etmiş olduğunuz biberonun içine koyun.<br />
♦ Kutudan çıkan ölçeği belirtilen miktarda hazır mama tozuyla silme doldurabilmek için bir bıçak yardımıyla sıyırın.<br />
♦ Hazır mama tozunu suya ekleyin.<br />
♦ Biberonun emziğini takın ve mama tozu suyun içinde tamamen çözülünceye kadar çalkalayın. Hazırlandığı zaman hâlâ sıcak olduğu durumlarda, buzdolabının içinde gerilere doğru (kapağa değil) yerleştirerek çabucak ılıtın.</p>
<p><strong>Biberon Temizliği</strong></p>
<p>Bebeğinizin hasta olmasını önlemek için, süt kalıntılarının oluşturabileceği bakterileri yok etmek üzere, biberonları kullandıktan sonra, her defasında yıkayıp dezenfekte etmelisiniz. Suyla çalkaladıktan sonra, biberonları ve biberon emziklerini ayrı ayrı yıkayınız. Biberonun içinde süt kalıntısı olmadığından emin olabilmek ign, yıkarken fırça kullanınız. Emziği ters çevirerek tıkalı olup olmadığını kontrol ediniz. Temiz suyla tekrar duruladıktan sonra, şişeyi ve emziği aşağıdaki yöntemlerden birini kullanarak dezenfekte ediniz:<span id="more-229"></span><br />
♦ <strong>Kaynatma:</strong> Bebeğinizi beslerken kullandığınız malzemeleri suyla dolu geniş bir tencereye koyarak, 10 dakika kaynatınız.<br />
♦ <strong>Dezenfekte eden tablet veya sıvılar: </strong> Bebeğinizi beslerken kullandığınız malzemeleri su dolu geniş bir kaba koyup, dezenfektan tablet veya sıvıyı içine ekleyiniz. Bu suda 30 dakika bekletiniz.<br />
♦ <strong>Buharda çalışan sterilizatör</strong>: Bu elektrikli cihaz, içine koyulan suyun, beslenme malzemelerini dezenfekte edecek kadar buhar oluşturmasıyla çalışır. Dezenfekte etme işlemi 10 dakika kadar sürer.<br />
♦ <strong>Mikrodalga dezenfekte ünitesi </strong> Mikrodalga fırın içine konulabilen özel olarak tasarlanmış bir buhar ünitesidir. Malzemeleri bu yolla dezenfekte etmek yaklaşık 5 dakikanızı alır. Beslenme malzemelerinin mikrodalga fırın için uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Böylelikle <a title="biberon temizleme" href="http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html">Biberon Temizliği </a>yapmış olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/biberon-temizligi-ve-mama-hazirlanmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Bebeğinizi Emzirmek</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegi-emzirme.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegi-emzirme.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 21:29:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirirken Bebek Nasıl tutulur]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bebek Günde Kaç Kez Emzirilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan Bebeğinizi Emzirmek Emzirmek, bebeğinizle aranızda kuvvetli bir bağ oluşturacak ve sizi derinlemesine tatmin edecek bir deneyimdir. Bununla birlikte onu nasıl emzıreceğinızı öğrenmek ikiniz için de pratik gerektirir. Ne kadar çok emzirırseniz, o kadar çabuk alışırsınız. İyi Bir Başlangıç Yapın Siz onu emzirirken bebeğiniz, size yakın olmaktan, sizin sıcaklığınızı, teninizin temasını hissetmekten ve kalbinizin sesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebek-emzirmek.jpg" alt="Yenidoğan Bebeğinizi Emzirmek!" width="180" height="180" /><strong>Yenidoğan Bebeğinizi Emzirmek</strong></p>
<p><em>Emzirmek, bebeğinizle aranızda kuvvetli bir bağ oluşturacak ve sizi derinlemesine tatmin edecek bir deneyimdir. Bununla birlikte onu nasıl emzıreceğinızı öğrenmek ikiniz için de pratik gerektirir. Ne kadar çok emzirırseniz, o kadar çabuk alışırsınız.</em></p>
<p><strong>İyi Bir Başlangıç Yapın<br />
</strong><br />
Siz onu emzirirken bebeğiniz, size yakın olmaktan, sizin sıcaklığınızı, teninizin temasını hissetmekten ve kalbinizin sesini dinlemekten mutluluk duyar.<br />
Emzirmek bebeğinize iyi gelir, çünkü sütünüz ona verilebilecek en faydalı gıdaları sunar. Anne sütü gelişen bebeğinizin ihtiyacı olan tüm gıdaları, gereken miktarlarda alabilmesi için biçilmiş kaftandır. Anne sütü aynı zamanda içerdiği antikorlar sayesinde bebeğinizi enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı da korur. Astım, egzama gibi alerjiyle ilintili durumlara ve solunum problemlerine karşı da ayrıca koruyucudur.</p>
<p><strong>İşe Koyulmak<br />
</strong><br />
Başlangıçta göğüsleriniz kolostrum adı verilen duru, altın sarısı bir sıvı üretir. Kolostrum bebeğinizin sindirim sisteminin çalışmaya başlamasını sağlar ve onu enfeksiyonlara karşı korur. Birkaç gün sonra ise göğüslerinizden süt gelmeye başlayacaktır.</p>
<p>♦ <strong>Rahat bir pozisyon seçin:</strong> Bebeğinizi oturarak ya da uzanarak besleyebilirsiniz. Bebeğinizin başını, gövdesini ve poposunu, ayrıca kendi sırtınızı ve kollarınızı desteklemek için ise yastıklardan faydalanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Onu beslenmeye hazırlamak<br />
</strong><br />
Bebeğinizin yanağını ya da ağzının yakınlarını parmağınızla okşamanız, onun beslenmeye hazır bir şekilde ağzını kocaman açmasını sağlayacaktır.<br />
<img class="imgright" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebegin-memeyi-almasi.jpg" alt="bebeğin memeyi alması!" width="180" height="180" /><strong>Bebeğin Memeyi Alması<br />
</strong><br />
Bebeğinizin memeyi doğru bir biçimde almasına yardımcı olmak, başarılı bir emzirmenin anahtarıdır. Yanağını parmağınızla okşayarak, ağzını kocaman açmasını sağlayın. Göğüs ucunuzu damağına doğru hedefleyerek, onu yönlendirin. Ağzını dolduracak pozisyonu bulduğunda, dudaklarını sıkıca kapatıp oraya kenetlenecektir. Göğüs ucunuzun tamamını, areolanın (göğüs ucunuzu çevreleyen koyu renk halka) ise büyük bir kısmını ağzına alacaktır. Aksi takdirde, göğüs ucunuzu çekerek acıtabilir. Eğer bebeğinizin pozisyonundan emin değilseniz, göğsünüzü ondan alarak tekrar deneyin.</p>
<p><strong>Beslenme hareketi</strong><br />
Bebeğiniz göğüs ucunuzu damacıyla sıkıştırıp emerek göğsünüzden süt çeker.<br />
<strong>Rahat bir pozisyon bulmak</strong><br />
Emzirirken sizin için en rahat pozisyonu kendiniz bulacaksınız. Bazı anneler, bebeklerini yastıklara yatırarak emzirmenin, bebeği memeye yaklaştırma açısından kolaylık sağladığını düşünüyor. Bir duvara ya da sandalyeye yaslanmak da sırtınızı desteklemenize yardımcı olur.<span id="more-214"></span><br />
♦ <strong>Bebeğinizi doğru biçimde tutun:</strong><br />
Bebeğinizi göğsünüze doğru tutarken, burnu göğüs ucunuzun karşısında olmalı, başı ve gövdesi ise aynı doğrultuda uzanmalıdır.<br />
♦ <strong>Memeyi almasına yardımcı olun:</strong> Bebeğinizin pozisyonunu kontrol edin. Eğer memeye doğru biçimde kenetlendiğinden emin değilseniz, yeniden deneyin.<br />
♦ <strong>Onu beslerken, ona göz-kulak olun:</strong> Bebeğinizin emme hareketi sizin süt fışkırtma refleksinizi harekete geçirir. Oksitosin hormonunun salgılanması süt bezlerinizin göğüslerinizden süt gelmesini sağlamasına yardımcı olur. Bunlar olurken bebeğinizin yutkunduğunu duyarsınız. Ayrıca içiniz ürperebilir, rahminizin kasılmalarını hissedebilir, diğer göğsünüzden de süt geldiğini görebilirsiniz.<br />
♦ <strong>Onu göğsünüzden almak:</strong> Bebeğiniz doyunca uyuyakalıp kendiliğinden memeyi bırakabilir. Böyle olmadığı takdirde, onu göğsünüzden çekerde ayırmak yerine, küçük parmağınızı ağzının köşesinden içeriye kaydırarak emzirmeye ara verebilirsiniz.<br />
<img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebek-emzirmek1.jpg" alt="Yenidoğan Bebeğinizi Emzirmek!" width="180" height="180" /><br />
<strong>Bebeğiniz Günde kaç kez beslemeli?</strong></p>
<p>İlk haftalarda bebeğiniz, birkaç saatle bir beslenmek isteyecek ve her göğüste on ile yirmi dakika arası tutulması gerekecektir. O size aç olduğunu belli eder. Her istediğinde onu emzirmeniz onu mutlu kılacak ve sütünüzün çoğalmasına da yardımcı olacaktır. Eğer mümkünse, ikinci memeve seçmeden önce, ilkini tamamen boşaltmasını sağlayın. Eğer onu memeden fazla erken alırsanız, daha sulu olan ön sütle beslenmiş olacak ve sütün daha zengin olan kısmını kaçıracaktır . Her seferinde farklı memeden emzirmeye başlayarak sürünüzü çoğaltabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kendi bakımınızı ihmal etmeyin</strong><br />
Emzirmenin püf noktalarını bir kere kavradıktan sonra, bu işi her zaman, her yerde yapabileceğinizi de fark edersiniz. Bol bluzlar giyerseniz ya da omzunuzun üzerinden bir eşarp<br />
örterseniz yabancı gözlerden<br />
gizlenmeniz kolay olur.<br />
Kendinizi ihmal etmeyin. Bol bol dinlenin Bütün yardım tekliflerini kabul edip bebeğiniz uyuduğu zamanlarda siz de uyumaya gayret edin. Gün içinde, dengeli öğünlerle beslenin. Beslenmenize ve sıvı alımınıza özen göstermeniz şarttır.<br />
<strong>Sezaryenden sonra</strong><br />
Sezaryenle doğum yaptıysanız, bebeğiniz anestezi yüzünden uykulu hissedebilir ve doğumdan hemen sonra memeyle pek fazla ilgilenmeyebilir. Yine de onu emmesi için cesaretlendirmek dikkatini çeker ve uyanması için iyi bir neden yaratır! Yatarak emzirmek ilk başlarda size daha rahat gelebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegi-emzirme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Bebeğinizi Tanıyın!</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeginizi-taniyin.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeginizi-taniyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 20:58:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan bebek nasıl giydirilir]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bebek Nasıl Tutulur?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan Bebeğinizi Tanıyın! Bebeğiniz minicik ve narin görünmesine rağmen sandığınızdan çok daha dayanıklı ve sağlamdır. Onu incitmeden kucaklamayı öğrenmeniz ve bu konuda kendinize güvenmeniz, onunla yakın fiziksel temas kurmaktan keyif almanıza yardımcı olur. Bu da, bebeğinizi tanımaya başlamanızın en etkili yoludur. İlk Günler; Onu kanımızda taşıdığınız aylar boyunca, meraklanıp onun için kaygılandınız. îştc sonunda o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="imgleft" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/bebek-nasil-tutulur.jpg" alt="Yenidoğan Bebeğinizi Tanıyın!" width="180" height="180" /><strong>Yenidoğan Bebeğinizi Tanıyın!<br />
</strong><em>Bebeğiniz minicik ve narin görünmesine rağmen sandığınızdan çok daha dayanıklı ve sağlamdır. Onu incitmeden kucaklamayı öğrenmeniz ve bu konuda kendinize güvenmeniz, onunla yakın fiziksel temas kurmaktan keyif almanıza yardımcı olur. Bu da, bebeğinizi tanımaya başlamanızın en etkili yoludur.<br />
</em><strong>İlk Günler; </strong><br />
Onu kanımızda taşıdığınız aylar boyunca, meraklanıp onun için kaygılandınız. îştc sonunda o artık sizin kollarınızda.<br />
Onunla geçireceğiniz ilk günler, siz ve eşiniz için duygu dolu günler olacaktır. Çok farklı, yoğun duygular yaşayabilirsiniz. Örneğin:<br />
♦ dünyaya getirdiğiniz minik insana karşı inanılmaz bir hayranlık ve gurur duygusu.<br />
♦ doğum süreci ve uykusuz gecelerin neden olduğu ezici bir tükenmişlik duygusu<br />
♦bebeğinizin ağladığında, kendiniz ağlıyormuşsunuz gibi hissetmenize sebep olacak kadar yoğun bir yakınlık duygusu.<br />
♦ vücudunuzda oluşan hormonal değişimler yüzünden aklınızın karışması ve ağlama isteği.<br />
Yeni doğan bebeğinizi tanımaya başladıkça, duygularınız da oturmaya başlar. Bebeğinizi tanımanın, onunla bağ kurmanın en keyif verici yollarından biri de fiziksel temastır. Ona dokunun, kucaklayın, okşayın, tenini teninizde hissedin.</p>
<p><strong>Onu tutmak ve ona dokunmak<br />
</strong><br />
Bebeğinize daima, sakin ve sessizce  yaklaşın. Ona dokunmadan önce, sesiniz veya göz temasınızla varlığınızı hissettirin. Yeni doğmuş bebeğinizi kucaklarken göstereceğiniz nezaket ve özen, sevginizi ona iletir ve o kollarınıza gömülmeye bayılır.<br />
Başını çok az kontrol edebilir, onu tutarken ensesinden desteklemezseniz, başı geriye doğru rahatsız bir biçimde düşer. Böylesi bir durumda bebeğiniz kendisini düşecekmiş gibi hisseder ve bütün vücudu korkudan sarsılır. Buna sıçrama ya da Moro Refleksi denir. Bebeğinizi kucaklarken, başını olması gerektiği gibi desteklerseniz, kendisini emin ellerde ve güvende hisseder. Bebeğinizin başını asla sallayıp sarsmayınız.<span id="more-200"></span><br />
♦ Bebeğinizi alırken bir elinizi ensesine ve başının altına kaydırıp diğer elinizle de poposundan destekleyerek nazikçe kendinize doğru kaldırmalısınız. Ya da bir kolunuzla sırtını ve ensesini destekleyip başını avcunuzun içine yerleştirebilir, diğer elinizle sırtından tutup kaldırabilirsiniz.<br />
♦ Onu taşırken ya bir kolunuzun kavisine yatırıp diğeriyle sırtını ve  poposunu destekleyin ya da bir elinizle başını ve sırtını destekleyerek, başı omzunuzda olacak şekilde nazikçe göğsünüzde tutun. Ku konuda kendinize  güvenmeye başladıktan sonra, henüz  minikken onu tek elle bile taşıyabilirsiniz.<br />
<img class="imgright" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/guvenli-tutus.jpg" alt="güvenli tutuş" width="180" height="180" /><br />
<strong>Yeni doğan bebeğinizi nasıl tutmalısınız?<br />
</strong><br />
Bu büyükbaba, bir elini ensesinin ve başının altına kaydırarak, diğer eliyle de sırtının altından ve poposundan tutarak torununu alıyor ve yavaşça kendisine doğru kaldırıyor. Bebeği karyolasına yatırırken, bir eliyle bebeğir başını desteklediğinden emin olarak, diğeriyle de vücudunun alt kısmını tutuyor.</p>
<p><strong>Çiçeği Burnunda Babalar<br />
</strong><br />
Babalar için ebeveyn olmak, annelerinkinden farklı olsa da, onlarınki kadar yoğun ve duygusal bir deneyimdir.<br />
Çiçeği burnunda babalar bebekleri için müthiş bir sorumluluk duygusu ve onu tehlikelerden koruma kaygısının yanı sıra, derin bir şefkat de hissederler. Bazen kendilerini dışlanmış hissedebilir veya bebeğe gösterilen ilgi karşısında kıskançlığa kapılabilirler.<br />
Yeni doğmuş bebekleriyle vakit geçirmeleri, yaptıkları yalnızca onu yatıştırmak, giydirmek, altını değiştirmek, kucaklamak veya okşamal&#8217; bile Olsa, taze babalar için çok önemlidir. Bu durum onların doğal kaygılarının yatışmasını sağlar, bebekleriyle yakınlık ve içtenlik duymaya başlarlar.</p>
<p><strong>Bebeğinizi giydirmek<br />
</strong><br />
Minicik bir bebeği rahatsız etmeden giydirmek resmen sanattır. Fakat çabucak bunun ustası olacaksınız. Acele etmemeye gayret ederek, onunla yatıştırıcı bir tonda konuşun. Siz sakin davranırsanız, o da kendisini rahat hissedecektir.<br />
♦ Bebeğinizi düz bir zemine yaydığınız yumuşak bir havlu üzerine yatırın. Bebeğinizi asla yalnız başına bırakmayın, özellikle de giydirdiğiniz alan yerden yüksekteyse. Kolayca giydirip çıkarabileceğiniz giysileri tercih edin.<br />
♦ Giysisinin yakasını, bebeğinizin başından nazikçe geçirmeden önce, iyice esneterek açın.<br />
♦ Bebeğinizin kolunu giysilere sokmak yerine giysisinin kolunu elinize geçirerek bebeğinizin koluna ulaştıktan sonra, giysiyi geri çekin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebeginizi-taniyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altı Haftalık Olana Kadar Yenidoğan Bebek Bakımı</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeginizin-bakimi-nasil-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeginizin-bakimi-nasil-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 21:09:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğinizin Görünüşü Nasıl Olmalıdır?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Refleks nasıl olmalıdır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Doğan Bebeğinizin Bakımı Nasıl Olmalıdır? Yeni doğan bebeğinizi saatler boyu hayranlıkla seyredebilirsiniz. Her bebeğin kendine özgü özellikleri vardır. Başının şeklinden, teninin rengine kadar onu tanımak ve sizi nelerin beklediğini bilmek, onun bakımı konusunda kendinize güvenmenize yardımcı olur. Bebeğinizle tanışmak Doğumunuzu narkoz altında yapmadıysanız, bebeğiniz doğar doğmaz çabucak kucağınıza verilir. İlk sorunuz tabii ki, &#8220;Bebeğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: 3px double #69bcff;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/12/yenidogan.jpg" alt="Yeni Doğan Bebeğinizin Bakımı Nasıl Olmalıdır? " width="213" height="167" align="left" /><strong>Yeni Doğan Bebeğinizin Bakımı Nasıl Olmalıdır?</strong><br />
Yeni doğan bebeğinizi saatler boyu hayranlıkla seyredebilirsiniz. Her bebeğin kendine özgü özellikleri vardır. Başının şeklinden, teninin<br />
rengine kadar onu tanımak ve sizi nelerin beklediğini bilmek, onun bakımı konusunda kendinize güvenmenize yardımcı olur.</p>
<p><strong>Bebeğinizle tanışmak<br />
</strong><br />
Doğumunuzu narkoz altında yapmadıysanız, bebeğiniz doğar doğmaz çabucak kucağınıza verilir. İlk sorunuz tabii ki, &#8220;Bebeğim iyi mi? olacaktır. Doğumdan sonraki 24 saat içinde, sağlık personeli onu detaylı bir biçimde inceleyerek, her şeyin yolunda gittiğine dair bilgiyi size ulaştıracaktır. Bebeğiniz doğumhaneden çıkarılmadan önce, her ikinize de üzerinde kimlik bilgilerinizin yazılı olduğu bileklikler takılacaktır.</p>
<p><strong>Bebeğinizin görünüşü<br />
</strong><br />
Sağlıklı bebekler çeşitli ölçülerde dünyaya gelirler ancak bazı karakteristik özellikler hepsi için aynıdır:<br />
♦ <strong>Başı:</strong> Bebeğinizin başı, özellikle de forseps ya da vakumla doğmuşsa, size biraz deforme olmuş gibi görünebilir. Bunun sebebi, kafatasını oluşturan yumuşak kemiklerin, doğum kanalından geçerken oluşan basınç nedeniyle sıkışmalarıdır. Ayrıca bıngıldaklarının altında nabız atışlarını da fark edebilirsiniz.<br />
♦<strong> Cildi:</strong> Bebeğinizin cildi, verniks denen cildini koruyucu yağlı bir maddeyle kaplı olabilir. Ayrıca bebeğinizin cildi solunumu düzene girip kan dolaşımı hızlanana kadar biraz mavimsi görünebilir.<br />
♦ <strong>Tüyleri:</strong> Bazı bebekler doğduktan sonra hâlâ lanugo denilen ince, yumuşak tüylerle kaplı olabilirler. Bu tüyler doğumu izleyen hafta içinde dökülürler.<br />
♦ <strong>Vücudu:</strong> Doğum öncesinde, plasenta yoluyla sizden ona geçen hormonlar nedeniyle, bebeğinizin göğüsleri ve cinsel organları şişmiş gibi görünebilir. Bu sisler birkaç gün içinde inecektir.</p>
<p><strong>Bebeklerde Refleks Kontrolleri<br />
</strong><br />
Doğduğu andan itibaren bebeğiniz, hayatta kalmasını sağlayan inanılması güç bir dizi refleks ve beceriye sahiptir. Bu reflekslerin bir kısmı, çocuk doktorunuz tarafından test edilerek, bebeğinizin merkezi sinir sisteminin iyi çalışıp çalışmadığı kontrol edilecektir.<br />
<img title="Daha fazla..." src="http://www.bebekbakimi.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-193"></span></p>
<p>♦<strong> Emme, arama ve yutma refleksleri:</strong><br />
Emme refleksi bebeğinizin, daha ana rahminde alıştırma yapmaya başladığı başlıca temel reflekslerden biridir. Ayrıca parmağınız ya da göğsünüzle yanağına, ağzının yakınlarına dokunduğunuzda başını yiyecek arar gibi o yöne doğru çevirmesine ise arama refleksi diyoruz. Yutma da bebeğin refleks olarak yaptığı hareketlerden biridir.</p>
<p>♦ <strong>Sıçrama refleksi:</strong> Bu refleks Moro Refleksi olarak da bilinir. Eğer bebeğiniz başı desteklenmeksizin havada tutulursa, parmaklarını açarak kol ve bacaklarını ileriye doğru fırlatır. Sıçrama refleksi genellikle bebekler yaklaşık iki aylık olduklarında kaybolur.</p>
<p>♦ <strong>Adım atma refleksi:</strong> Eğer bebeğiniz ayakları sağlam bir yüzeye temas edecek şekilde dik tutulursa, otomatik olarak adım atma hareketleri yapacaktır. Bu refleks genellikle bebekler bir aylık olunca kaybolur.</p>
<p>♦ <strong>Koruyucu refleksler:</strong> Bebeğiniz tamamen savunmasızmış gibi görünse de, aslında birçok koruyucu refleksi vardır. Örneğin bir yastık ya da battaniye ağzının, burnunun veya gözlerinin üzerine düşerse, bebeğiniz etrafı görüp nefes alabilmek için başını iki yana sallayacak, kollarıyla da battaniyeyi döverek kendinden uzaklaştıracaktır. Eğer bir nesne doğrudan ona doğru geliyorsa, başını çevirip menzilden çıkmak için kıpırdamaya çalışacaktır.</p>
<p>♦ <strong>TNR Refleksi</strong>: Bebeğiniz başını bir yana çevirdiğinde, o taraftaki kolu ileriye doğru uzanırken, diğer taraftaki kolunun da sanki eskrim yapıyormuş gibi geriye doğru büküldüğünü fark edebilirsiniz. Bebeğinizde böyle bir tepki görmezseniz şaşırmayın, çünkü bu hareketi fark etmek biraz güçtür. Bebeğiniz huzursuzsa ya da ağlıyorsa, bu hareketi yapmayacaktır. Bu refleks beş-yedi ay arasında kaybolur.</p>
<p>♦ <strong>Yakalama refleksi:</strong><br />
Avcunun içine parmağınızı koyduğunuzda, bebeğiniz otomatik olarak onu yakalayıp tutmaya çalışacaktır.</p>
<p>Unutmayın <a title="yenidoğan bebek bakımı" href="http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeginizin-bakimi-nasil-olmalidir.html">yenidoğan bebek bakımı </a>çok önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebeginizin-bakimi-nasil-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 00:33:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale Havale Nedir? Havale, merkezî sinir sistemi hastalığı veya va zife bozukluklarında, çocukluk çağında sık görülen, aileyi paniğe ve telâşa sevkeden bilincin bir denbire kaybı, göz, yüz ve diğer vücut adalelerinin kasılmasıyla belirlenen bir arazlar topluluğudur. Havalenin daha çok, çocuklarda görülmesinin sebep ve mekanizması henüz iyice aydınlatılma mıştır. Ancak merkezî sinir sistemindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/havale-nedir.jpg" alt="Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale" width="213" height="167" align="left" /><strong>Bebeklerde Ateşe Bağlı Havale</strong></p>
<p><strong>Havale Nedir?</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Havale, merkezî sinir sistemi hastalığı veya va zife bozukluklarında, çocukluk çağında sık görülen, aileyi paniğe ve telâşa sevkeden bilincin bir denbire kaybı, göz, yüz ve diğer vücut adalelerinin kasılmasıyla belirlenen bir arazlar topluluğudur.</span><br />
Havalenin daha çok, çocuklarda görülmesinin sebep ve mekanizması henüz iyice aydınlatılma mıştır. Ancak merkezî sinir sistemindeki elektri ksel faaliyetin düzensizliği sonucu meydana ge len tahrişin, havaleye sebep olduğu düşünülmek tedir.<br />
<strong>Havale</strong> gelince çocuk bilincini kaybeder, Gözler kayar, bir noktaya bakar ve sabitleşir. Dişler kenetlenir, göz kapakları, yüz adaleleri ve vücudun diğer bölümleri dü zensiz bir şekilde kasılır. ve hareket eder. Solu num güçleşir, dudak kenarlarında köpükler belirir, çocuk idrarını ve kakasını kaçırabilir. <em>Havaleler genellikle iki grupta toplanır.</em><br />
1-Akut (aniden) gelen tekrarlamayan havaleler.<br />
2- Kronik (eski) veya tekrarlayan havaleler.</p>
<p><strong>1-Akut (Aniden Gelen) veya Tekrarlamayan Havaleler:<br />
</strong><br />
<strong>a)</strong> Yeni doğan çağında düşük kilolu, doğum travması geçiren ve metabolik bir hastalığı olan çocuklarda yüzde bir nispetinde görülür. Güçsüz bağırma, solunum yavaşlaması, ense sertliği göz kapakları, el ve ayak parmaklarında kasılmalar ve çiğneme hareketleri şeklinde belli olur. Yeni doğan bebekte görülen havale, üç günden fazla sürerse ve kalp atışlarında yavaşlama olursa, sonuç iyi değildir.<br />
<strong>b)</strong> Süt çocuklarında ve oyun çağı çocuklarında görülen havale sebepleri çok çeşitlidir. Yaklaşık olarak çocukların % 3-5&#8242;inde hayatın altıncı ayın-dan sonra 2-3 sene içinde, ateşli hastalıklarda gö-rülen havaleler, altı-sekiz yaşlarından sonra çok azalır. Sebepleri arasında, kalsiyum noksanlığı tanisi, kafa travması, kurşun zehirlenmeleri, havasızlık kanda şeker azlığı , akut nefrit ve sara sayı-bilir.<br />
Her ateşli çocuk havale olmaz. Yine de tedbirli ol-mak, ateşini herkesin ya-pabileceği usullerle düşür-meye çalışmak gereklidir, her çocukta, havale yapa-bilecek ateş yüksekliği değişiktir. Erkek çocuklarda kızlara göre 2 misli daha sıklıkta görülür. Ateşli hastalıklara bağlı havaleler uzun sürmezler. 10 daki-kayı geçen nöbetler sarayı düşündürür.<br />
Yüksek ateşe bağlı havalelerin, %5-10 kadarı saraya dönüşebilir. Bu durumda hayatî tehlike riski vardır. Hava yollarının tıkanması ve kusmuk yutulması hayatî tehlikeyi artırır. Yapılacak iş, derhâl hekime gidip, havalenin kontrol altına alınması, hava yolunun açık <span id="more-129"></span>tutulması, oksijen te-nefüsü, solunum yolundaki ifrazatın aspirasyonu (çekilmesi) gibi, acil tedbirlerin alınmasıdır. Bunun yanında, havaleye karşı ilâçlar derhâl uygulanmalı ve esas sebebe göre, gerekli tedbirler alınmalıdır.</p>
<p><strong>2-Kronik veya Tekrarlayan Havaleler ( Saralar)</strong></p>
<p><strong>Sara nöbetleri,</strong> beyin dokusundaki fonksiyon bozukluğu olayıdır. Çocuğun huysuzluğu, çok ağlaması, iştahsızlığı, baş ağrısı, aklî durgunluk, anne ve babaya nöbetin geleceğini düşündürmelidir. Bazen yavaş yavaş, bazen aniden gelir. Havale krizi gelmeyen sara çeşitleri de mevcuttur.<br />
Bugün büyük hastanelerde sırf sara ile uğraşan bilim dalı vardır. Her hastanın durumuna, hastalığın tipine göre tedavi uygulanır.<br />
Havaleli Çocuğa Ne Yapmalır. Havale çocukta yarı koma hâli yaptığından aile büyük bir telâş ve panik içindedir. Hâlbuki hiç telâşa kapılmadan en yakın doktorun yardımını istemek lâzımdır.<br />
Çocuk bebekse kundağı açılır. Serbest hâle getirilir. Çocuk büyükse yatağa yatırılır. Ateşi yüksekse, önceden bilinen ateş düşürücüler verilir. <strong>Ateş,</strong> soğuk kompresle düşürülmeye çalışılır. Nöbet hâlinde iken, eli, ayağı serbest tutulur. Yoksa kırıklar, yaralanmalar olabilir, bu arada dilini ısırmaması için, diş arasına cetvel, mandal veya diş fırçası sapı gibi bir cisim konur ve doktor müdahalesi bek-lenir.</p>
<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/katilmanobeti.jpg" alt="bebeklerde katılma" width="203" height="167" align="left" /> <strong>KATILMA<br />
</strong><br />
<strong>Herhangi bir sebeple korkma ve bir yerini incitme sonucu olan katılma, geçici solunum ve geçici kalp durması şeklinde meydana gelir</strong>.</p>
<p><strong>1-</strong> Geçici solunum durmasıyla oluşan katılma, bebeklik ve iki üç yaşlarındaki çocuklarda sık görülür. Başlangıçta küçük çocuk bir iki kere bağırır, sonunda nefesi kesilir morarır. Mavi katılmada 20 saniye sonra da bilinç kaybolur. Çocuğun sırtı yay gibi geriye büküktür ve baş geriye atılır. Çoğunlukla çocuk altını ıslatır. Birkaç saniye sonra solunum tekrar başlar ve morarma kaybolur. Bir iki dakikalık durgunluktan sonra çocuk normale döner.<br />
<strong>2-</strong> İkinci tip katılmalar geçiçi olarak kalp durması şeklindedir. Beklenmeyen bir zamanda ortaya çıkar. Nöbet süresi kısadır. Erken çocukluk dönemlerinde sık olur. Büyük çocukluk dönemine kadar sürer. Ani düşmeler, başın bir yere vurması gibi ağırılı halde, birden çığlık atan çocuk, bir saniye içinde bembeyaz olur kasılır ve bilincini kaybeder. Kısa bir müddet sonra açılır. Mavi katılmaya göre daha az sıklıkta görülür.</p>
<p><strong>Katılıma geçirmekte olan çocuğa bir tedavi gerekmez.</strong> Kısa bir zaman sonra çocuk eski haline gelir. Böyle çocukların huyuna göre hareket etmek özel bir korumada bulunmak yapılacak en doğru yoldur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-atese-bagli-havale.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ateş</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 19:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Ateş Ateş Nedir? İnsanlar, hayvanlar aleminin sıcak kanlılar grubundadır. Beyindeki bir merkez aracılığıyla vucüt ısısı daima sabit tutulur.  Bebeklerin ateşi sabahları 36,5 akşamları 37,2 derecedir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkması, dengenin bozulduğunu gösterir. 39 derece ise tehlikelidir. Bu düzen sayısız hastalıklarda özellikle mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur. Ateş, hastalıklara karşı vücudun gösterdiği bir savunma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/bebeklerde-ates.jpg" alt="bebeklerde ateş" width="232" height="150" align="left" /><strong>Bebeklerde Ateş</strong></p>
<p><strong>Ateş Nedir? </strong></p>
<p>İnsanlar, hayvanlar aleminin sıcak kanlılar grubundadır. Beyindeki bir merkez aracılığıyla vucüt ısısı daima sabit tutulur.  Bebeklerin ateşi sabahları 36,5 akşamları 37,2 derecedir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkması, dengenin bozulduğunu gösterir. <em>39 derece ise tehlikelidir</em>. Bu düzen sayısız hastalıklarda özellikle mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur.<strong> Ateş</strong>, hastalıklara karşı vücudun gösterdiği bir savunma reaksiyonudur.</p>
<p>Bebeklerde ve çocuklarda büyüklere göre çok kolay ateşlenirler.<span style="text-decoration: underline;"> Ateş daima bir hastalığın işaretidir</span>. Süt çağında çocuklar aniden ateş yükselmeleri olduğu gibi aniden ateş düşmeleride olabilmektedir. Yeni doğan çağındadaki bebeklerin susuz kalmalarında bile ateşleri yükselir. (Susuzluk ateşi). Aşırı beslenme neticesinde, vücuda giren proteinler vücut ısısını artırır.<br />
<strong>Yüksek ateş çocuğun sağlık durumunu bozar. İştahsızlık, yorgunluk, hâlsizlik, solunum ve kalp atışlarında hızlanma, baş ağrısı, durgunluk, uyku düzensizliği, üşüme, titreme, bazende ateş düşerken- terlemeler yapabilir.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Ateş Nasıl Ölçülür?</strong></p>
<p> Küçük çocukların ateşleri makattan alınmalıdır. Bu yaşlardan sonra ağızdan ve koltuk altından ölçülmesi uygundur. <strong>Koltuk altı ateşi çok kere yanıltır.</strong> Derecenin civalı kısmı mutlaka, teri silinmiş elbise kısımları sıyrılmış koltuk altında, 3-4 dakika tutulur. Ateşin makattan alınması için derece önce silkelenir, sırt üstü yatan küçük bebeğin iki ayak bileklerinden tek elle tutulur. Makat deliği görüldükten sonra, derecenin civalı kısmı -dışardan görülmeyecek şekilde- içeri sokulur. Bir dakika sonra derecenin civalı siyah sütunu bitimindeki rakam okunur. Daha büyük çocuklar ise yüzüstü yatırılır, hareketleri engellendikten sonra makattan, aynı şekilde<span id="more-122"></span> ateşi ölçülür. <strong>En doğru şekilde makattan ölçülen ateş sonuç vermektedir</strong>.  Fakat şimdiki teknolojimizde digital ateş ölçerler sayesinde kulaktan çok basit bir şekilde bir kere tutarak bir sonuca ulaşırsınız.<br />
<img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/wp-content/uploads/2011/09/kulaktan-ates-olcme.jpg" alt="bebeklerde ateş ölçme" width="186" height="183" align="left" /></p>
<p><strong>Ateşli Çocuklar İçin Alınacak Önlemler<br />
</strong><br />
Ateşli ve hasta çocuğu, mutlaka doktora göstermelidir. Doktor gelinceye kadar önceden bilinen bazı önlemler alınmalı ve ateş düşürücüler verilmelidir. İlk yapılacak iş, yüksek ateşli çocuğun üstündeki fazla giyim eşyalarını çıkartmak olmalıdır. Bazende tamamen soyundurulur. <strong>Yarıya sulandırılmış alkol veya sirkeli suyla ıslatılmış, sıkılmış bezlerle baş, koltuk altı, batın, kol ve bacaklara on dakikalık aralıklarla, soğuk kompres ( soğuk su ile ıslatılmış bez konularak )yapılmalıdır.</strong>  Bir yandan da sıcaklık kontrolü yapılmalı, normale yakın bir düzeye gelince bu işleme son verilmelidir.</p>
<p>Anne ve babalar, ateşin çok tehlikeli olduğu düşüncesiyle düşürülmesi için çırpınırlar. Havaleye yatkın çocuklara biraz özen göstermek nor maldir. Ama ateş, vücudun hastalıklara karşı gös terdiği bir savunma reaksiyonudur. Hastalığın seyri hakkında doktorlar fikir verir.  <strong>Yüksek ateşte kesinlikle doktora göstermek gereklidir.</strong> Netice olarak ateşli çocuğa ailenin yapacağı işler, doktor gösterilinceye kadardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/bebeklerde-ates.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütünün Yetip Yetmediğini Anlamak</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/anne-sutunun-yetip-yetmedigini-anlamak.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/anne-sutunun-yetip-yetmedigini-anlamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2011 20:36:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü Artırılı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Kakası]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Su ihtiyacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Anne Sütünün Yetip Yetmediğini Anlamak Anne Sütünün Yetmezliği: Anne sütünün besleyip beslemediğini anlamak için, çocuk belirli aralıklarla tartılır. İlk ay içinde günde 25-30 gram kadar almalıdır. Anne sütü alan çocuğun kakası, altın sarısı rengindedir. Dışarıda kalırsa yeşil renk alır. Kıvamı yumurta çalkantısı gibidir. Kokusu, ekşi süte benzer, günlük kaka sayısı 1-6 kadardır. Üç-dört gün, kaka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/anne-sutu-ana.jpg" alt="Anne Sütünün Yeterliliği" width="180" height="150" align="left" /><strong>Anne Sütünün Yetip Yetmediğini Anlamak<br />
Anne Sütünün Yetmezliği:<br />
</strong>Anne sütünün besleyip beslemediğini anlamak için, çocuk belirli aralıklarla tartılır. İlk ay içinde günde 25-30 gram kadar almalıdır.<br />
<strong></strong> Anne sütü alan çocuğun kakası, altın sarısı rengindedir. Dışarıda kalırsa yeşil renk alır. Kıvamı yumurta çalkantısı gibidir. Kokusu, ekşi süte benzer,<br />
günlük kaka sayısı 1-6 kadardır. Üç-dört gün, kaka yapmadığı da olur. Ancak, bu enderdir ve ilâç kullanmak gerektirmez.<br />
<strong>Su İhtiyacı:</strong> Bebek doğar doğmaz anne memesine tutulduğunda, sağlıklı bir şekilde süt almıyor ise, bebeğe şekerli su veya hazır mama vermek hiç doğru değildir. Ancak türlü sebeplerle çocuk emzirilemiyorsa, bebeğin su ihtiyacı için kaynatılmış, ılıtılmış %5 şekerli su verilebilir.<br />
<span id="more-111"></span><strong>Anne Sütü Artırılır mı?:</strong> Anne sütünü artıran bazı ilaçlar vardır Bunlar metaklorpramit, reser pin, metildopa gibi ilâçlardır. Bazı olumsuz etkilerinden dolayı kullanılamaz. Anne sütünü çoğaltmak için gıda rejiminin önemli bir faydası yoktur. Ancak yorgunluktan kaçınmak, dengeli beslenmek, iyi uyumak faydalı olur. Anne sütünün yapımında ve bunun devammda en önemli etken, düzenli aralıklarla, memelerin boşaltılma-sıdır. Yeni araştırmalar, haftada 2 veya 3 kez yenilen nohut ve mercimeğin, anne sütünü % 20-30 civarında artırdığını göstermiştir.</p>
<p>Kaka:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/anne-sutunun-yetip-yetmedigini-anlamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni doğan Bebeğin Sütten Kesilmesi</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebegin-sutten-kesilmesi.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebegin-sutten-kesilmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 20:18:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Yeni doğan Bebeğin Sütten Kesilmesi Beslenemeyen çocuklarda, &#8220;anne sütü yaramı yor&#8221; diye olumsuz bir kanaate varılmamalıdır. Ancak &#8220;anne sütü yetmiyor &#8221; demelidir. Anne sütü alan çocuklarda görülen kusma sancı, yeşil ve sulu kakadan, ilk önce anne sütü suçlanır, ama sebep çok kere başkadır: 1-Kusmalar inatçı olursa, kısa bir emmeden sonra biraz beklenip, gene kusarsa, mutlaka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/bebek-bakimi1.jpg" alt="Bebeğin Sütten Kesilmesi" width="180" height="150" align="left" /> <strong>Yeni doğan Bebeğin Sütten Kesilmesi<br />
</strong><br />
Beslenemeyen çocuklarda, &#8220;anne sütü yaramı yor&#8221; diye olumsuz bir kanaate varılmamalıdır. Ancak &#8220;anne sütü yetmiyor &#8221; demelidir.<br />
Anne sütü alan çocuklarda görülen kusma sancı, yeşil ve sulu kakadan, ilk önce anne sütü suçlanır, ama sebep çok kere başkadır:<br />
1-Kusmalar inatçı olursa, kısa bir emmeden sonra biraz beklenip, gene kusarsa, mutlaka tıbbi tetkik yaptırılmalıdır. Bu tetkiklerden sonra sütten kesmenin faydalı olacağı kanaatine varılmışsa o zaman emzirmeden kesme düşünü lür. Anne sütü alımlarından sonra kaka, yeşil, su lu ve müküslü (balgam görünüşlü) olursa buna ileri derecede gaz ve sancı da eklenirse, kilo almadığı da tespit edildiğinde anne sütü suçlanır.<br />
2- Çocuk emdikten son-ra kusar sancı, gaz ve sulu kaka yapar, fakat kilo alıyorsa anne sütü kesilmez.<br />
3-Bebeğin kakası sert, şekilli beze bulaşmaz katı-lıkta olup, günlerce geci-<span id="more-104"></span>kirse ve kilo alma durursa, gerekli tıbbî önlemlerin yanında, ek besinlerle takviye gerektiği de anlaşılır.<br />
4- Anne, bebeğini sütten<br />
kesmek kararı alma-<br />
dan önce, bütün çareleri<br />
denemli ve direnmelidir.<br />
5- Meme başlarında çatlaklar oluşursa anne sü-tü süt çekecekleriyle alınıp kaşıkla veya biberonla verilmelidir. Çünkü aç çocuk meme emerken, an-neye çok zahmet verir ve meme vermek azap olur.<br />
6- Eğer meme başları gerekli şekilde korun-mazsa, meme çatlakları yaraya dönüşür, apseler oluşur. Bu durumda emzirme derhal durdurulmalıdır. Hem çok ağrılı olur, hem de cerahat gelir, ço-çuğa mikrop geçer. Yavrunun hasta olmasına se-bep olur. Ancak, anne tedavi olana kadar memeler boşaltılır cerahatli süt kesinlikle verilmemelidir, bu arada -geçici bir zaman için- suni beslenmeye geçilir.<br />
7- Orta şiddetli hastalıklarda süt kesilmez. Gripal enfeksiyonlarda, anne maske takarak, çocuğu emzirmelidir.<br />
8- Tifo, gebelik, tüberküloz, nefrit gibi ağır has-talıklarda da süt kesilmelidir. Yeni bir gebelik durumunda anne sütü azalır. Bu durumda da anne sütü yavaş yavaş kesilmelidir. Çünkü anne vücu-du yeni bir organizmanın yükünü almıştır. Süt kalitesi düşürür.<br />
9- Emme refleksi olmayan veya çok az olan güçsüz bebeklerde, anne sütü alımı güçleşir. Gene de anne sütü çekecekleriyle alınır, biberonla verilmeye çalışılır, gerekirse takviyeli beslenmeye geçilir.<br />
10- Ağız anomolileri, yarık damak, tavşan dudağı, emmeye engel olabilir.<br />
11- Doğuştan burun tıkanıklığı emmeyi engeller. Çocuk emerken morarır. Emzik bitiminde ise, morluk geçer. Bu durumda, anne sütünden kesme düşünülebilir.<br />
12- Ağır enfeksiyonlar, zatürree, yüksek ateş, su kaybı, emme refleksinin kalkma sebebi olabilir. Çocuk anne sütünü, kendiliğinden bırakır.<br />
13- İleri derecede zayıflık, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları da emme refleksini kaldırır. Geniş ağız yaraları, ileri derecedeki pamukçuk da emme güçlükleri yaratır, tedavi olana kadar geçici suni beslenme yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yeni-dogan-bebegin-sutten-kesilmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Bebeğin Temizlenmesi ( Banyosu )</title>
		<link>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegin-temizlenmesi-banyosu.html</link>
		<comments>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegin-temizlenmesi-banyosu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 21:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Doğan Bebeğin İhtiyaçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bebekbakimi.org/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan Bebeğin Temizlenmesi ( Banyosu ) Bebek dünyaya geldiği anda yapılacak ilk iş, göbeğinin bağlanması, solunum yollarının temizlenmesidir. ( Amniyos suyunun solunum yollarından dışarı çekilmesi ) Çocuk 37 derece suyla iyice yıkanır. Bundan sonraki yıkama göbek düştükten sonra olması gerekmektedir. Fakat zaruri hallerde bazı yerleri yıkanabilir. Kesinlikle göbek düşmeden göbeğe su değdirmeyiniz. Göbek düşmeden yıkanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #69bcff 5px double;" src="http://www.bebekbakimi.org/img/bebek-banyo.jpg" alt="Yenidoğan Bebeğin Temizlenmesi" width="180" height="150" align="left" /><strong>Yenidoğan Bebeğin Temizlenmesi ( Banyosu )<br />
</strong>Bebek dünyaya geldiği anda yapılacak ilk iş, göbeğinin bağlanması, solunum yollarının temizlenmesidir. ( Amniyos suyunun solunum yollarından dışarı çekilmesi )<br />
Çocuk 37 derece suyla iyice yıkanır. Bundan sonraki yıkama göbek düştükten sonra olması gerekmektedir. Fakat zaruri hallerde bazı yerleri yıkanabilir. Kesinlikle göbek düşmeden göbeğe su değdirmeyiniz. Göbek düşmeden yıkanan bebekte iltihap olur.<br />
<strong>Yeni doğan bebek</strong> sık sık kaka yapar ve işer. Altı kirlenir ve pislenir. Derisi çok naziktir, tahrişten çabuk etkilenir. Mikroplanır ve yaralar oluşabilir. Yeni doğan bebeğin temizliğini sıcak su ve pamukla yapınız <strong>kesinlikle Islak mendil kullanmayınız</strong>. Islak mendil pişiğe yol açar.<br />
Bundan sonra pişik kremi ve yağ kullanabilirsiniz. Zeytinyağı pişiğe çok iyi geldiğinden kullanabilirsiniz. Henüz banyo yapmayan çocuk en az günde bir kez temizlenmeli, kakasının rengi ve kokusu tetkik edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bebekbakimi.org/yenidogan-bebegin-temizlenmesi-banyosu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

